Birçok kentte eylem: Şengal için uluslararası güvence tanınmalı
- 19:25 3 Ağustos 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Şengal'e dair yapılan eylemlerde yaşananların resmî olarak soykırım ve kadın kırımı olarak tanımasını istenilerek, öz yönetim ve statünün uluslararası güvence altına alınması çağrısı yapıldı.
Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde birçok kentte DAİŞ'in 3 Ağustos 2014'te Şengal'de Êzidî toplumuna yönelik gerçekleştirdiği soykırım saldırısının 12'nci yılına dair eylem yapıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı eylemlerde hazırlanan ortak basın metni okundu.
Bedlîs
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Bedlîs İl Örgütü ve TJA, DAİŞ’in Êzidîlere yönelik gerçekleştirdiği soykırım saldırılarının yıldönümü dolayısıyla, DEM Parti Tetwan (Tatvan) ilçe binasında anma gerçekleştirdi. Anmaya Barış Annelerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Anmada, saldırılarda yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunuldu. Anmada söz alan Tetwan Barış Anneleri Meclisi üyesi Gülbahar Erkılıç, DAİŞ saldırılarını hatırlattı.
Dîlok
DEM Parti Dîlok il örgütü, il binasında anma etkinliği gerçekleştirdi. Anmanın yapıldığı salona Türkçe ve Kürtçe "Şimdi Şengal'in iradesini savunma zamanı! / Niha dema parastina vîna Şengalê ye" pankartı asıldı.
Saygı duruşunun ardından açıklama metnini DEM Parti Dîlok İl Eşbaşkanı Hatice Sönmez okudu.
TJA aktivisti Nefise Boz da fermanda özellikle kadınların hedef alındığını, ganimet olarak görülüp köle pazarlarında satıldığını hatırlattı. Nefize Boz, Êzîdî kadınların örgütlü direnişinin tüm dünya kadınlarına ilham olduğunu vurgulayarak TJA olarak Êzîdî kadınların özgürlük mücadelesinin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.
Yapılan konuşmaların ardından Şengal Katliamı'nı ve sonrasındaki direnişi konu alan bir sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi. Anma etkinliği, sinevizyon gösteriminin ardından sona erdi.
Sêrt
TJA, DBP ve DEM Parti Kadın Meclisi, Sêrt il örgütü binası önünde açıklama yaptı. Açıklamayı Sêrt DEM Parti İl Genel Meclisi Elif Akan yaptı.
Açıklama atılan “Jin jiyan azadî” sloganlarıyla son buldu.
Agirî
TJA öncülüğünde, Şengal Soykırımı'nın 12. yıl dönümü vesilesiyle Agirî kent merkezinde bulunan Cumhuriyet Caddesi’nde yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi. “Şengal katliamını unutmadık, unutturmayacağız” pankartının açıldığı yürüyüşe, çok sayıda kişi katıldı. Ortak basın metnini TJA Agirî sözcüsü Dilan Başboğa okudu.
Açıklamanın ardından kitle DEM Parti il binasına geçti. Burada soykırıma dair hazırlanan sinevizyon gösterimi izlendi.
Anma, “Şehîd namirin” sloganıyla son buldu.
Riha
Riha Demokratik Kurumlar Platformu, Wêranşar (Viranşehir) ilçesinde Şengal soykırımının yıl dönümü dolayısıyla yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe çok sayıda kişi katıldı. Karacadağ Caddesi’nde bir araya kitle, DEM Parti Wêranşar ilçe binasına kadar yürüyüş yaptı. Yürüyüş boyunca “Jin jiyan azadî”, “Rêya azadî ji berxwedana jinan derbas dibe” döviz ve Ezîdî kadınların fotoğraflarını taşındı.
“Şimdi soykırıma karşı mücadele zamanı” ve “Mirovahî deyndarê Şengalê ye” pankartlarının açıldığı yürüyüşte, “Bijî berxwedana Şengalê”, “Bijî Serok Apo”, “Bê Serok jiyan nabe” sloganları atıldı.
Yürüyüş sonrası ortak basınmetnini TJA aktivisti Gülsüm Öcalan okudu.
Semsur
Semsur Demokratik Kurumlar Platformu, kent merkezinde bulunan Mimar Sinan Parkı'nda Şengal katliamının yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.
Ortak metni Yeşim Akgül okudu.
İzmir
TJA ve DEM Parti İzmir Kadın Meclisi öncülüğünde DEM Parti İzmir il binasında anma yapıldı. Anmanın yapıldığı salona, “Êzidî soykırımı ve kadın kırımını unutmuyoruz. Em komkujiya Êzidîyan û qirkirina jinan ji bîr nakin” pankartı asıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı anmada yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunuldu.
Anmada Şengal soykırımına dair hazırlanan sinevizyon izlendi.
Ayrıca TJA ve DEM Parti İzmir Kadın Meclisi öncülüğünde Şengal Katliamı’nı yıldönümü dolayısıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yapıldı.
Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, “Êzidî soykırımı ve kadın kırımını unutmuyoruz. Em komkujiya Êzidîyan û qirkirina jinan ji bîr nakin”, “74’üncü Ferman 3 Ağustos 2014 Êzidî Soykırımı’nı unutmadık” pankartları açılırken, sık sık “Jin, jiyan, azadî”, “Susma, haykır katliama hayır”, “Bijî tekoşîna jinan” sloganları atıldı.
Basın metnin Kürtçesi'ni Emine Bozdağ, Türkçesi'ni ise Leyla Kaygısız okudu.
Manisa
DEM Parti Manisa Kadın Meclisi, Şengal Soykırımı'nın yıldönümü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. DEM Parti Saruhanlı ilçe örgütü önünde gerçekleştirilen açıklamada, “Êzidî soykırımı ve kadın kırımını unutmuyoruz. Em komkujiya Êzidîyan û qirkirina jinan ji bîr nakin” yazılı pankart açılırken sık sık, “Bijî berxwedana Şengal ê” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı.
Çok sayıda kadının katıldığı açıklamada, basın metnini DEM Parti Manisa İl Eşbaşkanı Evin Günsel okudu.
Ankara
DEM Parti Ankara Kadın Meclisi, DAİŞ’in Şengal’de Êzîdilere yönelik gerçekleştirdiği soykırımın yıldönümünde yaşamını yitirenleri için il binasında anma programı düzenledi.
Burada konuşan DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Burcu Yangın, “Bu tarih katliama karşı barbarlığa boyun eğmemenin tarihidir. Dünya tarihinde bir ilk olan kadın devrimiydi. 12 yıl önce herkesin gözü önünde binlerce insanı katlettiler. Kadın ve çocukların köle pazarlarında satıldığı bir tarihti. Dünyanın seyirci kalması müdahale etmemek üzerineydi. Bir yandan da büyük bir direniş sergilendi. Kadınlar öncülüğünde gerçekleşen bir direnişti, kadın devrimiydi. Gösterilen direnişle dünya dikkatini çekti” dedi.
Ardından Êzîdilere yönelik gerçekleştirilen 74 fermanı konu alan sinevizyon gösterimine geçildi. Sinevizyonda, soykırıma karşı kadın öncülüğünde gerçekleştirilen direnişe yer verildi. Sinevizyon gösteriminin ardından kadınlar, soykırıma karşı kadın öncülüğünde yürütülen devrimin önemine dair tartışma yürüttü.
Basın açıklaması
"3 Ağustos’u unutmadık, unutturmayacağız! Şengal’de gerçekleştirilen Êzidî soykırımı ve kadın kırımının hesabını soracağız!" başlığı ile yapılan açıklamanın devamı şöyle:
Savaş suçu
"3 Ağustos 2014’te IŞİD çetelerinin Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği soykırım ve kadın kırımı saldırısının üzerinden 12 yıl geçti. İnsanlığın gözleri önünde yaşanan bu saldırı, yalnızca Êzidî halkına değil; kadınların varlığına, kimliğine, inancına, tarihine ve ortak insanlık değerlerine yönelmiş örgütlü bir yok etme politikasıydı. Şengal’de yaşananlar sıradan bir savaş suçu değildir; kadın bedenini savaşın ganimetine dönüştüren erkek egemen zihniyetin en vahşi biçimde tezahür ettiği, sistematik bir kadın kırımıdır. Binlerce Êzidî katledilmiş, yüz binlercesi yerinden edilmiş; binlerce kadın ve çocuk kaçırılarak köle pazarlarında satılmış, tecavüze, işkenceye ve zorla din değiştirmeye maruz bırakılmıştır. Bugün hâlâ binlerce Êzidî kadın ve çocuğun akıbeti bilinmemektedir.
Adalet sağlanmadı
Şengal’de yaşanan bu soykırım dünyanın gözü önünde gerçekleşmiştir; ancak uluslararası güçler, bölge devletleri ve küresel kurumlar bunu durduracak iradeyi göstermemiş, sessizlikleriyle bu suça ortak olmuşlardır. Başta Avrupa Parlamentosu olmak üzere birçok ülke ve uluslararası kurum yaşananları soykırım olarak tanımış, Birleşmiş Milletler mekanizmaları da bunun insanlığa karşı işlenmiş ağır suçlardan biri olduğunu ortaya koymuştur. Ancak aradan geçen yıllara rağmen faillerin tamamı yargılanmamış, kayıp kadınların tamamına ulaşılamamış ve adalet sağlanmamıştır.
Şengal hep hedefti
Şengal, tarih boyunca defalarca fermanlarla hedef alınmış kadim bir coğrafyadır. Ortadoğu’yu bir savaş alanına çevirerek emperyal hayallerini gerçekleştirmek isteyen iktidarlar, tarih boyunca Şengal’i hedef alarak Êzidî halkına 73 kez soykırım uygulamıştır. Êzidî kadınlar ve halklar, tüm bu fermanlara rağmen kendi inançlarını, dillerini ve kültürlerini yaşatmaktan vazgeçmemiştir; tıpkı 74’üncü ferman kabul edilen ve IŞİD çeteleri eliyle gerçekleştirilen bu soykırım ve kadın kırımı politikalarına karşı bugün de mücadeleden vazgeçmedikleri gibi.
Kadınlar teslim olmadı
Nitekim her ferman karşısında olduğu gibi 3 Ağustos’ta da teslim olmayanlar yine Êzidî kadınlar olmuştur. Saç örgülerini direnişin simgesine dönüştüren Êzidî kadınlar; öz örgütlülükleri, öz savunmaları ve demokratik yaşamı inşa eden iradeleriyle yalnızca kendi halklarına değil, Ortadoğu’daki kadın özgürlük mücadelesine de umut olmuşlardır. Bugün Şengal’de sürdürülen öz yönetim ve kadın öncülüğündeki yaşam inşası, kadın kırımına karşı verilebilecek en güçlü cevaptır.
Saldırılar sürüyor
3 Ağustos yalnızca geçmişte yaşanmış bir katliamın yıldönümü değildir; kadınlara yönelik soykırımcı politikaların, zorla kaybetmelerin, kaçırmaların ve sistematik şiddetin bugün de farklı biçimlerde sürdüğünü hatırlatan tarihsel bir gündür. Dün Şengal’de Êzidî kadınlara uygulanan politikalar, bugün Ortadoğu’nun farklı coğrafyalarında kadınları hedef almaya devam etmektedir.
Adalet istiyoruz
Bu nedenle bugün hâlâ akıbeti açıklanmayan tüm Êzidî kadınlar için adalet talep ediyoruz. Aynı zamanda Batı Suriye’de kaçırılan Alevi kadınların ve zorla alıkonulan tüm kadınların derhal bulunmasını, özgürlüklerine kavuşturulmasını ve bu suçların faillerinin yargılanmasını istiyoruz. Kadınlara yönelik kaçırma, alıkoyma ve kimliksizleştirme politikaları insanlığa karşı suçtur ve cezasız bırakılamaz.
Uluslararası yargılama talebi
Şengal soykırımının tüm boyutlarıyla tanınması, faillerinin uluslararası hukuk önünde hesap vermesi ve kayıp kadınların bulunması; yalnızca Êzidî halkının değil, bütün kadınların ortak mücadelesidir. Zira cezasızlık politikaları yeni suçların önünü açmakta, kadın kırımını görmezden gelen her yaklaşım yeni katliamların zeminini hazırlamaktadır.
Soykırım ve kadın kırımı tanınmalı
Türkiye’nin de Şengal’de yaşananları resmî olarak soykırım ve kadın kırımı olarak tanıması, uluslararası hukuk çerçevesindeki sorumluluklarını yerine getirmesi ve Êzidî halkının haklarını güvence altına alacak adımları atması gerekmektedir. Bunun yanı sıra Şengal’e yönelik devam eden her türlü saldırı son bulmalı; Êzidî halkının iradesi, öz yönetimi ve statüsü güvence altına alınmalıdır.
Şengal için uluslararası güvence
Bizler TJA olarak bir kez daha vurguluyoruz: 3 Ağustos yalnızca Êzidî halkına yönelik gerçekleştirilen soykırımı anma günü değildir; aynı zamanda kadın kırımına karşı küresel mücadele günü, kadınların hafızasını, direnişini ve özgürlük mücadelesini büyütme günüdür. Başta Êzidî kadınlar olmak üzere kaçırılan, kaybedilen, zorla alıkonulan tüm kadınlar bulununcaya; kadın kırımının tüm failleri yargılanıncaya ve Şengal’in güvenliği ile statüsü uluslararası güvence altına alınıncaya kadar, hakikati açığa çıkarmaya ve kadın özgürlük mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.
Şengal’i unutmadık, unutturmayacağız."







