‘Barış demek Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür olması demektir’

  • 18:55 1 Eylül 2026
  • Güncel
AMED - Amed’de 1 Eylül Gününe yönelik konuşan Tülay Hatimoğulları, “Barış demek Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür olması demektir” dedi. 
 
Emek ve Demokrasi Platformu 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Amed’in Rezan ilçesine bağlı Bayramoğlu NCity önünden Yenişehir ilçesinde bulunan Ofis AZC Plaza önüne yürüyüş kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM milletvekilleri, Tevgera Jınên Azad (TJA), platform bileşenleri, Barış Anneleri ve yüzlerce kişi katıldı. Yürüyüşte "Aşîtiyek mayînde bı azadiya fîzîkî ya Rêber Apo pêkane" pankartı ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalanın büyük fotoğrafı taşındı. Yüzlerce kişi, "Şehit namırın", "Bê Serok jiyan nabe", "Biji Serok Apo" ve "Bê Serok Azadî nabe" sloganlarını sık sık attı. 
 
‘Toprağa düşen canları saygı ve minnetle anıyoruz’
 
Yürüyüşün ardından konuşan Tülay Hatimoğlulları, “Amed’den İmralı’ya selam olsun. Selam olsun barışı inşa edenlere. Selam olsun barış için bedel ödeyenlere. Özgürlük, demokrasi, adalet, barış ve kardeşlik için toprağa düşenlere binlerce kez selam olsun. Elbette bizlerin geçmiş dönemde yaşanan acıları unutmadan, onların acılarını yüreğimizde taşıyarak, ödenen bedelleri yüreğimizde taşıyarak, onurlu barışı inşa etmek üzere bu süreç başladı. Bugün Türkiyeli birçok insanın şahadeti açıklandı. Birçok yerde taziyeler kurulmuş durumda. Bugün 1 Eylül’de barışı konuştuğumuz, barışı inşa etmek için mücadeleyi yükselttiğimiz bugünde toprağa düşen canları saygıyla, minnetle anıyorum” dedi.
 
‘Barış adalet, özgürlük ve demokrasi demektir’
 
Barışın adalet, demokrasi, özgürlük ve kardeşlik olduğunu belirten Tülay Hatimoğulları, “Barış bir Kürdün anadiliyle eğitim görebilmesi demektir. Özgürce bütün halkların anadilini konuşabilmesi demektir. Barış demek hiçbir gazetecinin, aydının, yazarın, siyasetçinin hapiste olmaması demektir. Barış demek Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür olması demektir.  Barış demek maden işçilerinin maaşını alabilmesi demektir. Barış demek gençlerin bu ülkede geleceğinin olması, özgür olması, özgür çalışabilir, okuyabilir olması ve barış demek gençliğin geleceği demektir. Barış demek kadınların eşitliği ve özgürlüğü demektir. Kadın cinayetlerinin olmadığı, kadına yönelik şiddetin bitmesi demektir. Buradan bütün kadınlar olarak barışa selamımızı sunarken, kendi felsefemizle, barış ‘Jin, jiyan, azadî” demektir” şeklinde konuştu.
 
‘Kalıcı barıştan geçer’
 
Tülay Hatimoğulları konuşmasının devamında, “Kalıcı barışın yolu demokrasiden, demokrasinin inşasının yolu kalıcı barıştan geçer. Ve barış asla pasiflik değildir. Barış yenmek ya da yenilmek değildir. Barış bu coğrafyada demokrasiyi gerçek anlamda korumak demektir. Barış aktif bir iradedir. Barış kararlılık ve cesurca inşa edilecek bir şeydir. Barış onurlu, cesurların işidir. Selam olsun bu sürece öncülük edenlere, bu süreçte bedel ödeyenlere. Bizler Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıyla ilerlemesi için barışa gönül veren her kesimle beraber daha güçlü bir örgütlenme, kenetlenmeye ihtiyacımız var. Barışın dilini kurmaya ihtiyacımız var. Sözde barışın yanında durup, esasen zehirli dil kullananlara, bir kez daha sesleniyoruz; barışın dilini kurmak herkesin görevidir. Bizler hiçbir zaman atları yarıştırmadık. Taziyelere gittiğimizde Barış Annelerinin bütün Türkiye’ye bir mesajı vardı;‘ Bizler ne gerilla ne asker anneleri olarak bu topraklarda göz yaşı dökmek istemiyoruz. Annelerin göz yaşının rengi aynı’ dediler. Analar bütün acılarına rağmen ellerini barış için herkese uzatıyorlar ve buradan Türkiyeli bütün halklara seslenmek istiyorum; bedel ödemiş, acı çekmiş bütün halkımız, elini bütün Türkiye halklarına uzatıyor. Barış köprüsünü kurmak için mücadeleyle kenetlenmiş durumda. Bu çok değerli ve çok kıymetli” sözlerine yer verdi.
 
‘Bir arada olalım kenetlenelim’
 
Tülay Hatimoğlulları şu ifadeleri kullandı: “Dünyanın her yerinde savaş ve çatışmalar devam ediyor. Özel olarak bölgemizde, Ortadoğu’da savaşlar almış başını gidiyor ve artık günümüzde en tehlikeli olan füzeler, biyolojik silahlar, kimyasal silahlar, nükleer silahların yarıştığı bir çağdayız. Bu nedenle Türkiye bir yandan kendi iç barışını sağlarken, bizler aynı zamanda bölge barışına da öncülük etmek zorundayız. Türkiye’de iç barışı, bölgede, dünyada barışı savunuyoruz. Biz barışı savunanlar, savaşları çıkaranlardan çok daha güçlüyüz. Yeter ki bir arada olalım, kenetlenelim” diye konuştu.
 
Tülay Hatimoğlulları, sözlerini 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün Türkiye’ye, Ortadoğu’ya ve dünyaya barış getirmesi dileğinde bulunarak tamamladı.
 
Açıklama, alkış ve sloganlarla sona erdi.