Halide Türkoğlu: Demokratik yaşamı inşa edeceğiz
- 15:47 4 Eylül 2026
- Güncel
ANKARA - KESK'in 3'üncü Kadın Kurultayı'nda konuşan DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde kadınların kurucu özne olacağını belirterek, “Demokratik bir yaşamı kadınlar öncülüğünde hep birlikte inşa edeceğiz” dedi. TJA’dan Çağlar Demirel ise Barış İzleme Komisyonları oluşturacaklarını belirtti.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) 3’üncü Kadın Kurultayı “Mirasımız Direniş Sözümüz Mücadele” şiarı ile Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir otelde sürüyor. Kurultaya uluslararası sendikaların üye ve temsilcileri, sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı.
Kurultayda Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu söz aldı.
Mücadelenin bugüne taşınmasında binlerce kadının direnişinin rolü olduğunu söyleyen Halide Türkoğlu, “Kurultayın şiarı; bize bırakılan direniş mirasını büyütecek, mücadelemizi geleceğe taşıyacağımızın iddiasıdır. Çünkü biliyoruz ki bugün sahip olduğumuz hiçbir hak bize bahşedilmedi. KESK’in kuruluşundan itibaren yürüttüğü mücadelesi bugün binlerce kadın emekçinin örgütlendiği, emek sömürüsüne karşı yürüttüğü özgürlük ve eşitlik mücadelesinin hattı bizlere ışık olmaya devam ediyor. Eğitim emekçilerinden, sağlık emekçilerine, belediye çalışanlarından tarım sektörü çalışanlarına, basın ve haberleşme emekçilerinden büro emekçilerine yaşamın çoklu mücadele alanlarında direnen kadınlar var. Kazandığımız her hak; sokakta, işyerinde, sendikalarda, meydanlarda ve yaşamın her alanında verilen büyük mücadelelerin sonucudur" dedi.
‘Emek mücadelesi kadınların özgürlük mücadelesidir’
“Kadınlar açısından mücadele alanlarını büyütmek hiçbir zaman kolay olmadı” diyen Halide Türkoğlu, “Yaşamın her alanında erkek egemenliğinin farklı biçimleriyle karşı karşıya kaldık. Kapitalizmin sömürü çarkıyla değişen yeni emek rejimi özellikle kadınlar üzerinden sömürü biçimlerini yeniden üretmiştir. Cinsiyetçi iş bölümü ile kadın emeğinin görünmez kılınması, değersizleştirilmesi, bakım emeğinin kadınların omuzlarına yüklenmesine karşı verilen mücadele bizlerin her daim temel mücadele alanı olmuştur. Bugün binlerce kadın çalıştığı iş yerinde sendikal hak talep ettiği için devletin, sermayenin hedefi olmuştur. Milyonlarca kadın kamusal yaşamın ve güvenceli istihdamın dışındadır, üretimin dışındadır. Aile Yılı adı altında hayata geçirilen uygulamaların tamamı bu eşitsizlikleri derinleştirme üzerinedir. Yıllardır yürüttüğümüz mücadele bedenimize, kimliğimize yönelik saldırılara, emeğimizin sömürülmesine karşı yürüttüğümüz mücadeledir. Çünkü bizler şunu çok iyi biliyoruz ki; emek mücadelesi kadınların özgürlük mücadelesidir. Emek mücadelesi demokrasi mücadelesidir” diye belirtti.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci
Devamında ise Halide Türkoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Bu kurultayın anlamı aynı zamanda hangi süreçte gerçekleştirildiğiyle de özellikle bağlantılıdır. 100 yıllık Kürt sorunun, 50 yıllık çatışmanın çözüme kavuşturulması, yaşanan acıların, kayıpların son bulması için başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde gerçekleştiriliyor olması büyük bir kıymete sahiptir. Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin tartışıldığı bugünlerde kadınların mücadelesini bu süreçten ayrı tutamayız. Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin yalnızca siyasal bir süreç olmadığını biliyoruz. Bu süreç aynı zamanda toplumsal yaşamın demokratikleşmesi, emeğin değerinin yeniden kurulması ve kadınların özgürleşmesi meselesidir. Kadın özgürlük mücadelesi ile demokratik toplum mücadelesini birbirinden ayırmıyoruz. Çünkü savaşın, yoksulluğun ve güvencesizliğin bedelini en ağır biçimde biz kadınlar ödedik. Bu nedenle barış mücadelesi ile emek mücadelesini birbirinden ayırmıyoruz. 10 Ekim Katliamında yaşamını yitiren KESK emekçisi Şirinlerin, Gülbaharların, Meryemlerin, Gülhanların mücadelesi barışın mücadelesidir diyor bu vesileyle onları bir kez daha saygıyla anıyor, mücadelelerine bağlılığımızın sözünü yineliyoruz.
Demokratik yaşamı inşa edeceğiz
Ve biz kadınlar artık yalnızca bedel ödeyen değil, barışın, eşitliğin ve demokratik toplumun kurucu öznesi olmak istiyoruz! Kadınların karar mekanizmalarında eşit temsil edildiği, şiddetin, sömürünün, güvencesizliğin olmadığı, barışın ve özgürlüğün hakim olduğu bir yaşamı hep birlikte inşa edeceğimize olan inancımız tamdır. Bu açıdan farklı mücadele alanlarından yükselttiğimiz ortak taleplerimizi bu süreçte en güçlü şekilde sahiplenmeliyiz. Farklı dillerin, kimliklerin, inançların yok sayılmadığı, ötekileştirilmediği, kadına yönelik şiddet ve katliamların durduğu, kayyım rejiminin son bulduğu demokratik bir yaşamı kadınlar öncülüğünde hep birlikte inşa edeceğiz.
Emeği örgütlemek hepimizin sorumluluğudur
Barışı haykırdıkları için, barış mücadelesini yükselttikleri için KHK zulmü ile karşı karşıya bırakılan ancak buna rağmen haklarından, hayatlarından, kalıcı barıştaki ısrarlarından vazgeçmeyen kadınları bir kez daha selamlıyoruz. Bu anlamda KHK’lilerin haklarının iade edilmesi, siyasi tutsakların serbest bırakılması, doğa talanının son bulması örgütlenme özgürlüğünün suç olmaktan çıkarılması hepimizin ortak talebidir. Bizler sendikada da siyasette de, fabrikalarda da sokaklarda da bu ortak talepleri hep birlikte yükselttik. Barış ve Demokratik Toplum sürecini örgütlemek, bu sürecin inşasında yer almak, yeni dönemin ruhuna denk bir emek örgütlemesi yapmak hepimizin sorumluluğundadır. Ve bu sorumluluğu hep birlikte üstlenerek Barış ve Demokratik Toplum sürecini öreceğimize olan inancımızla kurultayınızı bir kez daha selamlıyor, başarılar diliyorum. Yaşasın kadın dayanışması! Jin jiyan azadî!”
Kadın mücadelesini büyüteceğiz
Ardından konuşan TJA aktivisti Çağlar Demirel ise buluşmanın barış ve özgürlüğe vesile olmasını umut ettiklerini belirtti. Çağlar Demirel, “Bu buluşmada aramızda olmayan, yitirdiğimiz arkadaşlarımızdan dolayı hüzünlüyüz. Ancak onların mücadelesi sayesinde bugün burada olduğumuz için de mutluyuz. Bu nedenle bu mücadelede yitirdiklerimizi saygıyla anıyoruz. Umudum ve inancım, kadınlar olarak ortak kadın mücadelesini büyüteceğimiz yönündedir. Kadınlar mücadele alanlarını genişletecek. Kadın emeğini yok sayan ve doğayı talan eden kapitalist sisteme karşı demokratik ve alternatif bir yaşam inşa etmeliyiz. Kadınlar da bunun mücadelesini yürütüyor. Umudum ve inancım, kadın mücadelesinin başarıya ulaşacağı yönündedir ” diye belirtti.
‘Yürütücü güç olacağız’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Çağlar Demirel, bu sürecin kadınlar ve toplum açısından ne kadar önemli olduğunu ve büyütmek gerektiğine dikkat çekti. Çağlar Demirel, “Yaşamın her alanında barışı örgütlemenin insan olmanın anlamını olduğunu bir kez daha söylemek istiyorum. Dolayısıyla bizi yok sayan iktidar ve devlet ne kadar yok saymaya çalışsa da biz mücadelenin her yerinde var olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Son çıkan çerçeve yasayla ilgili de şunu söylemek istiyorum. Çıkan yasanın bizim açıdan tabi ki önemli olduğunu ama yasanın kadınlara dair hiçbir şey olmasa da biz bu sürecin yürütücüsü olacağımızı belirtmek istiyorum” dedi.
TJA’dan komisyon hazırlıkları
Çağlar Demirel, ardından ise TJA, feminist örgütler, demokratik kadın örgütleri ve KESK’in de içinde yer aldığı Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifinin Meclis’e sunduğu talepleri yaşamın her alanında sürdüreceklerini belirtti. Çağlar Demirel, “Bizler Barış İzleme Komisyonları oluşturarak, bu süreçte Avrupa’da sürgünde olanlar, gerillalar, yaşamını burada sürdürmek isteyen kadınları hep birlikte karşılamaya hazırlanıyoruz. Çünkü biz sadece susmasıyla barışın gerçekleşmeyeceğini biliyoruz. Kadınlar olmadan barış olmaz” dedi.
Kurultay, konuşmalar ve atölye çalışmaları ile devam ediyor.







