230 bin ağaç kesildi: Kirazlı’da yürütmeyi durdurma kararı
- 12:09 6 Eylül 2026
- Hukuk
ÇANAKKALE - Çanakkale 2’nci İdare Mahkemesi, Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni sahasında ÇED taahhütlerine aykırı faaliyetlerin sonlandırılması talebiyle açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi. Kararda, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda çevre ve insan sağlığı açısından telafisi güç zararların ortaya çıkabileceğine dikkat çekildi.
Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde bulunan Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni projesine karşı bölge halkının yürüttüğü hukuk mücadelesinde yeni bir gelişme yaşandı. Evrensel’in haberine göre; Çanakkale 2’nci İdare Mahkemesi, maden sahasında Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) taahhütlerine aykırı yürütülen faaliyetlerin sonlandırılması talebiyle açılan davada yürütmeyi durdurdu.
Mahkeme, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çanakkale Valiliğinin itirazlarına rağmen, gerekli denetim ve önlemlerin alınmaması durumunda çevre ve insan sağlığı açısından telafisi güç zararların ortaya çıkabileceğini belirtti.
Yargı kararına rağmen çalışmalar sürdü
Dava süreci, maden sahasının yakınında bulunan Çavuşlu köyünde yaşayan Füsun Kayra’nın, alanda mahkeme kararlarına aykırı biçimde iş makinelerinin çalıştığını gözlemlemesiyle başladı. Füsun Kayra; Kirazlı maden sahasında toprak düzleme, şantiye kurma ve Balaban mevkisinden maden sahasına doğru geniş yol açma çalışmalarının yürütüldüğünü tespit etti.
Füsun Kayra, avukatı Ceren Pınar Gayretli aracılığıyla Çanakkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne başvurarak hukuka aykırı faaliyetlerin derhal sonlandırılmasını ve şirkete ait bütün araçların sahadan çıkarılmasını istedi. İdarenin başvuruya yanıt vermeyerek talebi zımnen reddetmesi üzerine konu yeniden yargıya taşındı.
Taahhüdün 5 katından fazla ağaç kesildi
Mahkeme kararında, projenin ÇED taahhütlerinin ağır biçimde ihlal edildiğini ortaya koyan kesinleşmiş yargı kararlarına işaret edildi. ÇED raporunda en fazla 45 bin 650 ağacın kesileceği taahhüt edilmesine rağmen, sahada 230 bin 314 ağacın kesildiği resmî bilirkişi raporlarıyla belgelendi. ÇED sınırlarının dışında kalan 20 hektardan fazla alanda da kontrolsüz kesim yapıldığı tespit edildi.
Mahkeme, geniş bir orman alanının ortadan kaldırılmasının yalnızca teknik bir eksiklik olarak değerlendirilemeyeceğini kaydetti. Kararda, kesilen ağaçlarla birlikte yok edilen habitatın aynı niteliği, meşcere yapısı ve karbon stokuyla yeniden oluşturulmasının fiilen mümkün olmadığı belirtildi.
Şirket değişiklikleri hukuki durumu ortadan kaldırmadı
Süreç içerisinde maden sahasının mülkiyeti ve işletme hakları, Kanadalı Alamos Gold’a ait Doğu Biga Madencilik’ten TÜMAD Madencilik’e, ardından TÜMAD’ın iştiraki Altınkale Madencilik’e geçti. Davayı takip eden avukat Ceren Pınar Gayretli tarafından hazırlanan basın bülteninde, şirket ve pay sahipliği değişikliklerinin sahadaki hukuki durumu ortadan kaldırmadığı vurgulandı. Açıklamada, ÇED taahhütlerine aykırı faaliyetlerle yaratılan fiilî durum yok sayılarak yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmasının veya etkisiz bırakılmasının hukuken kabul edilemeyeceği belirtildi.
‘İdarenin takdir yetkisi bulunmuyor’
Mahkeme, oy birliğiyle aldığı kararda, idarenin ÇED taahhütlerini izleme ve denetleme yükümlülüğünün “bağlı yetki” kapsamında olduğunu ve idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunmadığını kaydetti. Karara ilişkin yapılan açıklamada, Kirazlı maden sahasının yalnızca bir maden ruhsatı meselesi olmadığı belirtilerek projenin bütün Kazdağları ekosistemini ve bölge halkının sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını ilgilendirdiği vurgulandı.







