Yenişehir Belediyesi’nden anadil paneli
- 16:41 23 Şubat 2026
- Kültür Sanat
AMED - Yenişehir Belediyesi, 21 Şubat Dünya Anadili Günü kapsamında “Yerel Yönetimlerde Dilin Önemi” paneli düzenledi. Panelde, anadilin kamusal hizmetlerde kullanımı, çok dilli hizmetler ve yerel yönetimlerin sorumlulukları tartışıldı.
Amed’in Yenişehir Belediyesi, 21 Şubat Dünya Anadili Günü kapsamında “Yerel Yönetimlerde Dilin Önemi” başlıklı panel gerçekleştirdi. Belediyenin meclis salonunda düzenlenen panele, Yenişehir Belediyesi Eşbaşkanları Safiye Akdağ ve Mehmet Ergün, GABB ve Rezan Belediye Eşbaşkanı Siraç Çelik, eşbaşkan yardımcıları, meclis üyeleri, belediye çalışanları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
‘Birçok dil yok olma tehlikesiyle karşı karşıya’
Panelin açılışında konuşan moderatör Abdullah Karahan, dünyada çok sayıda dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, çok dilli hizmetlerin geliştirilmesinde ve anadilin korunmasında yerel yönetimlerin önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
‘Seçmeli ders yeterli değil, anadilde eğitim şart’
MED-DER yöneticisi İbrahim Halil Taş, Kürtçenin Kirmançkî lehçesinde yaptığı konuşmada, 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nün Kürtler açısından önemine ve tarihsel arka planına değindi. Dünyada birçok dilin asimilasyon ve yasaklar nedeniyle yok olduğunu hatırlatan Halil Taş, Kürtçenin tüm baskılara rağmen varlığını sürdürdüğünü söyledi. Kürt dili üzerindeki baskı ve yasaklara dikkat çeken Halil Taş, asimilasyonun Kürtçe açısından ciddi bir tehlike olduğunu belirterek, Kürtlerin dili koruma konusunda sorumlulukları bulunduğunu ifade etti. Halil Taş, seçmeli ders uygulamasının çocukların pedagojik gelişimi açısından yeterli olmadığını, anadilde eğitimin gerekli olduğunu vurguladı.
‘Dil statü kazanmazsa kaybolur’
Kürt Dil Meclisi Üyesi Suzan Vejan Tatlı, Kürtçenin Zazakî/Dimilkî lehçesinde yaptığı konuşmada, doğanın tek renkli değil çok renkli olduğuna işaret ederek, farklı dillerin bir arada varlığının önemine dikkat çekti. Suzan Vejan Tatlı, yıllardır birlikte yaşam ve ortak mücadeleye rağmen insanların çoğu zaman birbirini başka diller üzerinden anlamaya çalıştığını belirterek, bunun önemli bir eksiklik olduğunu söyledi. Zazacanın Kürtçenin bir parçası olduğunu ifade eden Suzan Vejan Tatlı, dilin kimlik ve yaşamla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.
Dil statüsünün ve eğitim dilinin olmaması halinde bir dilin kaybolma riskiyle karşı karşıya kalacağını kaydeden Suzan Vejan Tatlı, yalnızca devleti eleştirmenin yeterli olmadığını, toplumun da kendi dilini konuşma ve koruma sorumluluğu bulunduğunu söyledi.
‘Anadil hepimizin ortak yarası’
Kürt Edebiyatçılar Derneği yöneticisi ve sosyolog Feratê Dengizî, Kürtçenin Kirmançkî lehçesinde yaptığı konuşmada, anadilin “hepimizin ortak yarası” olduğunu belirtti. Anadilde eğitimin pedagojik gelişim açısından temel önemde olduğunu ifade eden Feratê Dengizî, anadilde eğitim almayan çocukların gelişiminde ciddi sorunlar yaşandığına dikkat çekti.
Kürtçenin yaşamın her alanında konuşulması gerektiğini vurgulayan Feratê Dengizî, dilin yalnızca ev içinde ya da sınırlı alanlarda kalmaması gerektiğini söyledi. Belediyelerin toplumun dilini bilmeden ve o dilde hizmet üretmeden asimilasyon politikalarının aşılamayacağını belirten Feratê Dengizî, seçmeli derslerin yeterli olmadığını, Kürtçenin resmi ve eğitim dili olması gerektiğini ifade etti.
‘Yerel yönetimler halkın diliyle hizmet üretmeli’
Feratê Dengizî, konuşmasının devamında yerel yönetim hizmetlerinde anadilin rolüne değinerek, yerel yönetimlerin toplumun tüm kesimlerine hizmet üreten yapılar olduğunu söyledi. İnsanların sorunlarını, yaşadıklarını ve taleplerini en güçlü şekilde anadillerinde ifade ettiğini belirten Feratê Dengizî, yerel yönetimlerin halkın iradesini yansıttığını ve bu nedenle halkın diliyle hizmet üretmesinin zorunlu olduğunu kaydetti.
Panel, soru-cevap bölümüyle sona erdi.







