Çerçeve yasa Meclis Genel Kurulu'nda: 86 milyon kazanacak

  • 12:45 10 Ağustos 2026
  • Siyaset
ANKARA - Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen çerçeve yasaya dair konuşan DEM Parti Grp Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Barışın toplumsal iradesini Meclis’in ortak iradesiyle buluşturalım. Çünkü barışın kazananı 86 milyonuyla bir bütün Türkiye olacaktır" dedi. 
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin hukuki zeminini oluşturmak amacıyla hazırlanan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" Kanun Teklifi, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüyor. Genel Kurulu’nda Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekilleri söz aldı.
 
'Barışı miras bırakalım'
 
DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın: “Geçtiğimiz günlerde ölüm yıldönümü olan Aram Tigran hasta yatağındayken: ‘Eğer bir kez daha dünyaya gelirsem dünya üzerindeki bütün tankı, topu, tüfeği eritip saz, cümbüş yapmak isterim’ demişti. İşte bugün bu Meclis'te görüşülecek olan yasa barışa, sanata, çocuklara, gençlere, kadınlara bir barış aralığı yaratıyor ve herkesin hasreti olan o güzel günlerin, barış dolu günlerin bu topraklara gelmesinin önünü açıyor. Tekrar selam ediyoruz barışı büyütenlere, barışı umudunu çoğaltanlara, gençlere, çocuklara, kadınlara ve bütün topluma miras olarak barışı bırakanlara.”
 
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit: “Uzun yıllardır ağır bedeller ödeyen Türkiye halklarının önünde bugün önemli bir imkân var: Sorunlarımızı demokratik siyaset, hukuk, müzakere ve ortak akıl zemininde çözmek; barışı kalıcılaştırmak ve demokratik toplumu birlikte inşa etmek. Önümüzdeki yasa teklifini Cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokratik yeniden kuruluşun önemli bir başlangıcıdır. Elbette teklifin eksikleri var. Bunları Komisyonda da burada da ifade ettik. Bundan sonra da demokratikleşmeyi güçlendirecek her adımın takipçisi olacağız. Ancak bugün bizim önümüzde daha büyük bir sorumluluk var: Bu başlangıcı birlikte büyütmek. Çünkü barış, yalnızca bir yasanın kabul edilmesiyle tamamlanmayacak.” 
 
Barışın, hukukta, siyasette ve toplumsal yaşamın bütün alanlarında atılacak demokratik adımlarla kalıcı hale geleceğini dile getiren Gülistan Kılıç Koçyiğit, şu taleplerde bulundu: 
 
“Bunun için;
 
*Demokratik siyasetin alanını genişletmek,
 
*Hukukun üstünlüğünü güçlendirmek,
 
*AYM ve AİHM kararlarını uygulamak,
 
*İfade ve örgütlenme özgürlüğünün sağlamak,
 
*Anadilinin kamusal yaşamda ve eğitimde özgürce kullanılmasının önündeki engelleri kaldırmak
 
*Seçilmişlerin ve halk iradesinin güvence altına alındığı bir demokratik düzeni geliştirmek zorundayız.” 
 
‘Tarihsel ve stratejik yaklaşıyoruz’
 
DEM Parti'nin sürece tarihsel ve stratejik bir perspektifle yaklaşğını kaydeden Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünü, Türkiye’nin demokratikleşmesinden ayrı görmüyoruz. Tarihsel Kürt-Türk ilişkilerinin eşit hukuk ve demokratik siyaset temelinde güncellenmesini, Türkiye’nin ortak geleceğinin temel meselelerinden biri olarak görüyoruz. Bizim Demokratik Cumhuriyet hedefimiz de tam olarak budur: Bütün kimliklerin, inançların, kültürlerin ve toplumsal kesimlerin eşit yurttaşlık temelinde kendisini özgürce ifade ettiği ortak bir yaşam. Kürtlerin, Türklerin, Arapların, Lazların, Çerkeslerin; Alevilerin, Sünnilerin; kadınların, gençlerin, emekçilerin, çiftçilerin, emeklilerin, toplumun bütün kesimlerinin kendisini bu ülkenin eşit ve özgür yurttaşı olarak gördüğü bir Türkiye” diye belirtti.
 
‘Süreç hepimizin sorumluluğudur'
 
Bu sürecin yalnızca bir siyasi partinin sorumluluğu olmadığını vurgulayan Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Meclis’in, iktidarın, muhalefetin ve bütün toplumun ortak sorumluluğudur. Bu nedenle bütün siyasi partilere ve bütün milletvekillerine çağrımızdır: Gelin, bu tarihi sürece hep birlikte katkı sunalım. Farklılıklarımızı koruyarak ortaklaşabileceğimiz alanları büyütelim.  Eleştirilerimizi süreci güçlendiren önerilere dönüştürelim. Barışın toplumsal iradesini Meclis’in ortak iradesiyle buluşturalım. Çünkü barışın kazananı 86 milyonuyla bir bütün Türkiye olacaktır. Barış; gençlerin bu ülkede umutla yaşayabilmesinin ve geleceğini başka ülkelerde aramamasının anahtarıdır. Kadınların eşit ve özgür yaşamasıdır. Emekçinin, çiftçinin, emeklinin hayatının güçlenmesidir. Çocukların haklarına kavuşmasının garantisidir. Kaynaklarımızın toplumun refahına yönelmesidir” diye ifade etti.
 
‘Barışı kalıcılaştıralım’
 
Gülistan Kılıç Koçyiğit, son olarak şunları söyledi: “Bugün önümüzde duran fırsat, yalnızca çatışmasızlığın değil; daha demokratik, daha adil ve daha müreffeh bir Türkiye’nin kapısını aralamaktadır. Biz bu fırsata inanıyoruz. Halklarımızın barış iradesine, Meclis’in ortak aklına ve Türkiye’nin demokratik bir geleceği birlikte kurabileceğine inanıyoruz. Gelin, bu tarihi sorumluluğu birlikte taşıyalım. Gelin, barışı birlikte kalıcılaştıralım, demokrasiyi birlikte büyütelim, eşit yurttaşlığı birlikte güçlendirelim ve gelin, Cumhuriyetin ikinci yüzyılını Demokratik Cumhuriyet hedefiyle hep birlikte inşa edelim. Bu inançla, bugün atacağımız adımın halklarımız için kalıcı barışın, demokratik toplumun ve özgür yarınların güçlü bir başlangıcı olmasını diliyorum.”