Depremin üçüncü yılında yaşamını yitirenler anıldı: Unutmak yok, affetmek yok!
- 04:17 6 Şubat 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yaşamını yitirenleri anmak için sessiz yürüyüş gerçekleştirdi. Anmalarda cezasızlık, rant ve yüzlerce kayıp çocuk gündeme getirildi. “Bu bir felaket değil, katliamdır” diyen emek ve demokrasi güçleri, sorumluların yargılanmasını istedi.
Mereş merkezli 6 Şubat günü saat 04.17'de gerçekleşen ve 11 kentte yıkıma neden olan depremin üçüncü yılı dolayısıyla birçok kentte depremzedeler, siyasetçi ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla yaptıkları açıklama ile yaşamını yitirenleri andı.
Hatay
Hatay'ın Defne ilçesinde bulunan Uğur Mumcu Meydanı'nda anma etkinliği düzenlendi. Depremzedeler, alanda “Unutmadık, unutmayacağız” pankartının üzerine mum, yakınlarının fotoğrafları ve karanfiller bırakırken anmada mahur yakıldı. Yurttaşlar, soğuk havada ateşler yakarak anmayı sürdürdü.
‘Saat 04.17 yüzleşme anıdır’
Burada konuşan HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, "Saat 04.17 yüzleşme anıdır. Yıllarca ne kadar süre geçerse geçsin, bu yüzleşmeyle yaralarımızı onarmak, geleceğimizi inşa etmek için dayanışmanın önemini buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum. Kayıplarımız çok büyük. Açıklanan rakamların doğru olmadığını gayet iyi biliyoruz. Hatay'ı görüyoruz, koca bir inşaat alanı, normal bir yaşam yok. Birileri bunu inkar etse de hakikatin üstünü örtemeyecekler" dedi.
‘Devlet enkaz altındaki çığlıkları duymadı’
KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz ise devletin enkaz altındaki çığlıkları duymadığını vurgulayarak, “11 ilde yaşananlar bir kıyamet değildi; bu bir müteahhit düzeninin yarattığı yıkımdı” ifadelerini kullandı. Eğitim ve sağlık alanındaki eksikliklere dikkat çeken Sevgi Yılmaz, yetkililere “Görevinizi yapın” çağrısında bulundu.
‘Asrın katliamı’
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, yaşananların “asrın felaketi değil, asrın katliamı” diye değerlendirerek, enkaz altında günlerce kurtarılmayı bekleyen yurttaşların yalnız bırakıldığını hatırlattı. Nermin Yıldırım Kara, “Yüzlerce insanın öldüğü binalarda tek bir tutuklu yok” ifadelerini kullandı.
‘Felaket hala sürüyor’
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise depremin üçüncü yılında felaketin hâlâ sürdüğünü ifade ederek, “Yüzyılın felaketi; konteyner kentlerde yaşam, borçlandırılan depremzedeler ve yargılanmayan sorumlulardır” diye konuştu. Arzu Çerkezoğlu, bu düzenin enkazının ancak dayanışma ve mücadeleyle kaldırılacağını söyledi.
'Sorumlular hesap vermedi'
TİP Milletvekili Sera Kadıgil kamu görevlilerinin ve sorumlu müteahhitlerin hesap vermediğini vurguladı. Sera Kadıgil, “Anahtar verdik diye övünüyorlar ama açılacak ev yok” dedi.
'Bu düzen yerle bir edilmeden acılarımızı ve öfkemizi asla dindirmeyeceğiz'
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, ülkede yaşayan işçilerden emekçilere, kadınlardan gençlere, üreticilerden demokratlara, aydınlara ve yurtseverlere kadar tüm toplumsal kesimlerin, kendilerine dayatılan politikalara karşı mutlaka birleşmesi gerektiğini belirterek, iktidarın halklara reva gördüğü politikalara karşı bu düzeni yıkacak ortak bir gücün oluşturulmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Seyit Aslan, "Bütün dünyada ve Türkiye’de son yaşanan gelişmeler bize şunu gösteriyor; Çürümüş, yozlaşmış bir düzen var. Bu düzen yıkılmadan, bu düzen yerle bir edilmeden acılarımızı ve öfkemizi asla ve asla dindirmeyeceğiz. Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, helalleşmeyeceğiz" dedi.
‘Bu bir felaket değil, bir katliamdır’
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yaşananların büyük bir acı yarattığını belirterek, asıl felaketin depremin kendisi değil, afet sürecinde devletin ortada olmaması olduğunu söyledi. Benzer doğal olayların dünyanın birçok yerinde yaşandığını ancak bu ülkede esas sorunun ihmal ve hazırlıksızlık olduğunu vurgulayan Tuncer Bakırhan, “Günlerce insanlar enkaz altında yardım beklerken devlet yoktu. Tweet atanı sokak sokak bulan devlet, bu katliamda yoktu. Bu bir felaket değil, bir katliamdır” ifadelerini kullandı.
Deprem suçlarının açığa çıkarılması ve sorumluların yargılanması için daha güçlü bir mücadele gerektiğini ifade eden Tuncer Bakırhan, yaşamını yitirenlerin ve adalet arayan ailelerin bunu beklediğini söyledi.
‘Deprem vergileri ortada yok’
Her yıl yapılan anmaların sorumluların açığa çıkarılmasıyla anlam kazanacağını belirten Tuncer Bakırhan, “Deprem oluyor, yıllarca toplanan deprem vergileri ortada yok. Suçlular belli. Bizlere düşen, bu sorumluların yargı önüne çıkarılmasıdır” diye belirtti. Meclis’te ve sokakta mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Tuncer Bakırhan, benzer felaketlerin yaşanmaması için devletin görevini yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.
Meletî
Malatya 6 Şubat Platformu, saat 04.17’de anma programı gerçekleştirdi. Kitle, Tevfik Temelli Caddesi alt kavşağında bir araya geldi. Programa çok sayıda sivil toplum kuruluşu ile siyasi parti temsilcisi katıldı.
Anmada, “Deprem değil ihmal öldürür”, “Hesap vermeden helalleşme olmaz”, “04.17’nin enkazı vicdandır” yazılı dövizler ve meşaleler taşındı.
‘3 yılın ardından hiçbir şey değişmiş değil’
“Unutmak yok, affetmek yok” diyen KESK MYK üyesi Evrim Gülez, şu ifadeleri kullandı:
“Zamanın donduğu o karanlık gecenin üzerinden üç yıl geçti. Acımız hâlâ taze. Bugün burada sadece yas tutmak için değil; hem kaybettiğimiz canları anmak hem de o günden bugüne dayanışmamızı unutmamak için bulunuyoruz. Sağlık, sosyal hizmetler ve eğitim gibi alanlara erişim hâlâ çok zor. Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama geride kalanlar için daha güvenli bir şehir oluşturmak boynumuzun borcudur. Unutmak yok, affetmek yok.”
‘Deprem katil değil, katiller belli’
Sol Parti Malatya İl Başkanı İlknur Başer ise, “6 Şubat’ta tek adam rejimi bu ülkeyi enkaz altında bıraktı. Deprem katil değil, katiller bellidir” dedi. Başer konuşmasında şunları söyledi:
“Boğazlarımız hâlâ düğümlü, kaybettiğimiz canlar yüreğimizde. Acılarımız taze; unutmadık, unutmayacağız. 6 Şubat’ta enkazı tırnaklarıyla kazan halk vardı. Devlet, insan için; yaşam ve gelecek için vardır. Halk da bunun için çalışır, vergi öder. Ancak 6 Şubat’ta halkını düşünen bir iktidar yoktu. Canlarımız hâlâ enkaz altında. Müteahhitlerden bile hesap soramaz durumdayız. Hukuk onların lehine işliyor, cezasızlık sürüyor. Ama biz peşini bırakmayacağız. Dayanışmayı büyütmeye ve yitirdiklerimiz için hesap sormaya devam edeceğiz. Deprem katil değil, katiller belli. Onlara borcumuz var; bu tek adam rejiminden hesap sorulmadan rahat yok. Acımız bitmeyecek, öfkemiz dinmeyecek.”
Program, “Sesimi duyan var mı?” sloganlarıyla sona erdi.
Amed
Diyarbakır Kent Koruma Platformu, Afet Yönetimi ve Dayanışma Derneği ile Amed Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde Amed'de yıkılan Sözel Apartman'ın enkazının önünde anma gerçekleştirildi. Anmaya platform bileşenleri, siyasi parti temsilcileri, Amed Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediye eşbaşkanları, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, DEM Parti Amed Milletvekili Adalet Kaya, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve çok sayıda kişi katıldı.
Anmada ilk olarak enkazın olduğu yerde mumlar yakılıp bırakıldı. Ardından depremde yaşamını yitirenler için saygı duruşu gerçekleştirildi.
‘Yüzlerce çocuk kayıp’
Deprem ve Dayanışma Derneği Eşbaşkanı Helin Bozarslan, “Epstein davası olarak bilinen davada deprem çocuklarının nerde olduğunu bilmiyoruz. yüzlerce çocuk depremden sonra kayboldu. Bu süreçleri daha iyi geçirmemiz için iyi bir iyileştirme sürecinin yapılabilmesi ve bir sonraki afetin önlenebilmesi için iyi bir hazırlık aşaması yapılmalıdır” dedi.
‘TOKİ rantı sunuluyor’
DEM Parti vekili Adalet Kaya, “Üç yılın ardından ne değişti dersek değişen hiçbir şeyin olmadığını görüyoruz. Hala adalet sağlanmadı, hayatta kalanların yaraları sarılmadı, yüksek risk taşıyan binalar yıkılmadı. Ne yazık ki iktidar enkaz altındakilerini ölüme, açlığa, susuzluğa terk etti. İktidar çözüm önerisi olarak sadece TOKİ rantı koyuyor başka destek ve çözümü yok. İnsanlar hala 20 metrekarelik konteynerlerde yaşıyor. Adaletin sağlanması için mücadeleye devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.
‘Deprem vergileri nerde?’
Ardından söz alan CHP vekili Sezgin Tanrıkulu, “Deprem vergileri nerde diye soruyoruz. 99 yılından sonra 41 milyar dolardan fazla vergi parası toplanmış. Bunlar deprem için de harcanmamış. Eğer harcanmış olsaydı bu ağır travmayı yaşamazdık” diye konuştu.
Son olarak konuşan Amed Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Ahmet Baran, şunları kaydetti: “Deprem deyince ülkede sadece TOKİ'ler olduğunu görüyoruz. Örneğin Diyarbakır Çocuk hastanesi ve Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanelerinden alınan karot örneği üç yıldır açıklanmıyor. Açıklanırsa hastane boşaltılıp yeni maliyet ortaya çıkacak bu yüzden açıklanmıyor. Bizler mücadelemize devam edeceğiz.”
Anma yapılan konuşma ve enkaza bırakılan karanfillerle sona erdi.
Semsûr
Semsûr Emek ve Demokrasi Platformu, depremin 3’üncü yıl dönümü dolayısıyla meşaleli yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da katıldı.
Eski Devlet Hastanesi yanında toplanan kitle, “Yastayız, unutturmayacağız” pankartıyla yürüyüşe başladı. “Enkazda kalanlar onlar bizdik”, “6 Şubat depremini unutmadık, unutturmayacağız” dövizlerini taşıyan kitle, yürüyüş boyunca “Sesimi duyan var mı?”, “Üşüyorum”, “Unutmak yok, affetmek yok” sloganları attı.
Kitle, Atatürk Caddesi üzerindeki saat kulesi önünde yürüyüşünü sonlandırdı. Saat kulesine depremde yaşamını yitiren yakınlarının fotoğraflarını koyan depremzedeler, daha sonra kuleye karanfil bıraktı.
‘Bu sistem de enkaz altında kaldı’
Burada kısa bir açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “5 Şubat’ı 6 Şubat’a bağlayan gece, milyonlarca insan için hayat durdu. Art arda yaşanan iki depremde on binlerce yurttaşımızı kaybettik. Sayısız bina çöktü; adeta kentler yıkıldı. O enkazların altında sadece yitirdiğimiz insanlar kalmadı; bu düzen, bu sistem de enkaz altında kaldı. İnsan yaşamını yok sayan ve önemsemeyen bu sistem de enkaz altında kaldı” dedi.
Yapılan konuşmanın ardından kitlenin sessiz bekleyişi başladı. Saat 04.17’yi gösterdiğinde dilek fenerleri yükselmeye başladı. Gözyaşı döken depremzedeler, “Unutmadık, unutturmayacağız” diye haykırdı.







