Eğitim Sen nöbette: Tesadüf değil, sistematik bir sonuç

  • 14:16 17 Nisan 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Birçok kentte eylemde olan Eğitim Sen, saldırılara karşı dayanışma çağrısı yaparak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı.
 
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), birçok kentte okullara yönelik saldırılara dair “Yaşam Nöbeti” tutmaya devam ediyor.
 
Riha
 
Eğitim Sen Riha Şubesi, kent merkezinde bulunan Novada Park AVM önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada basın metnini Eğitim Sen Riha Şube Eşbaşkanı Özlem Ulutaş Şengül okudu.
 
‘Gençlerin geleceği ellerinden alınıyor’
 
Okullarda yaşanan saldırılara değinen Özlem Ulutaş Şengül, “Eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal politikalara kadar yıllardır sürdürülen yanlış politikaların doğrudan sonucudur. Bu tabloyu yalnızca bir ‘güvenlik zafiyeti’ ya da münferit bir mesele olarak görmek veya sunmak, gerçeği örtmekten başka bir işe yaramamaktadır. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen bir şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça sürüklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır; tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur. Ekonomik kriz derinleştikçe; işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluk mafya ve çeteler tarafından doldurulmaktadır. Gençlerin geleceği ellerinden alınırken, şiddet ve suç örgütlenmeleri adeta teşvik edilmekte, büyütülmektedir” ifadelerini kullandı.
 
Dayanışmayı büyütme çağrısı
 
“Bakanını korumayı tercih eden iktidar, çocukların, öğrencilerin ve toplumun geleceğini gözden çıkarmaktadır” diyen Özlem Ulutaş Şengül, son olarak şunları söyledi: “Göreve geldiği ilk günden bugüne eğitimin gerçek sorunlarına sırtını dönen, eğitimi piyasaya ve tarikatlara açan; ÇEDES, MESEM projeleri gibi infial yaratan uygulama ve açıklamalara imza atan mevcut Milli Eğitim Bakanı’nın, bunca can kaybına rağmen hâlâ görevde kalması kabul edilemez, derhal istifa etmelidir. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Başta veliler olmak üzere tüm toplumu bu haklı mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz.”
 
Açıklama, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Bakan istifa”, “Susma, sıra sana gelecek” ve “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla son buldu.
 
Dêrsim
 
KESK Dêrsim Şubeler Platformu, Riha ve Mereş’te eğitim emekçileri ile öğrencileri hedef alan saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde toplanan kitle, Milli Eğitim Müdürlüğü bahçesine yürüyerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri de destek verdi. Metni Eğitim Sen Dêrsim Şube Başkanı Mehmet Aşkın okudu.
 
Açıklamada, saldırılarda yaşamını yitirenlerin saygıyla anıldığı ve yaralananlara acil şifa dileklerinin iletildiği belirtilirken, Mehmet Aşkın okullarda yaşanan kayıpların derin bir boşluk yarattığını ifade etti.
 
Amed
 
Amed’de ise Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şubesi ile KESK Amed Şubeler Platformu yürüyüş gerçekleştirdi. Lunapark Kavşağı’ndan Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne kadar yapılan yürüyüşe çok sayıda eğitimci katılırken, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da yer aldı. “Demokratik toplum için şiddete hayır” ve “Şiddetsiz bir toplum, güvenli okullar istiyoruz” pankartlarının açıldığı yürüyüşte sık sık “Önlemler alınsın, çocuklar ölmesin”, “Eğitim düşmanı Yusuf Tekin istifa” ve “Demokratik toplum, demokratik okul” sloganları atıldı.
Açıklama metnini Eğitim Sen üyesi Özgür Günler Pekgül okudu.
 
Son günlerde Sêwreg ve Mereş’te okulları hedef alan saldırıların, eğitim alanının ve toplumun içine sürüklendiği çok yönlü krizi bir kez daha tüm çıplaklığıyla açığa çıkardığını belirten Özgür Günler Pekgül, “Bu saldırılarda yaşamını yitiren öğrencilerimize ve eğitim emekçilerine rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı; yaralananlara ise acil şifalar diliyoruz. Acımız büyük, öfkemiz ortaktır. Eğitim kurumları yalnızca bilgi aktarılan yerler değil, aynı zamanda demokratik toplumun, eşitliğin ve barışın inşa edildiği kamusal alanlardır. Okullar, farklı kimliklerin, dillerin ve kültürlerin bir arada, eşit ve özgür biçimde var olmayı öğrendiği mekanlardır. Bu alanlara yönelen her saldırı, doğrudan toplumsal barışa yönelik bir tehdittir” dedi.
 
Özgür Günler Pekgül, Eğitim Sen olarak taleplerini şöyle sıraladı:
 
“*Demokratik, çoğulcu ve özgür bir toplumun inşası,
 
*Kalıcı ve onurlu bir toplumsal barışın sağlanması,
 
*Anadilinde eğitimin anayasal güvenceye kavuşturulması,
 
*Bilimsel, laik, kamusal ve parasız eğitimin esas alınması,
 
*Öğretmenlik mesleğinin itibarının ve güvencesinin korunması,
 
*Çocuklarımızın çeteleşme ve bağımlılıktan uzak, güvenli alanlarda büyümesi için gerekli düzenlemelerin zaman kaybetmeden hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
 
*Ayrıca, bakanlığı döneminde eğitimin her alanında yaptığı uygulamalarla eğitimin sorunlarını çözmek yerine büyüten Yusuf Tekin’in derhal istifa etmesini talep ediyoruz.”
 
Şirnex
 
Eğitim Sen, okullara yönelik saldırıları Şirnex’in Silopya ilçesinde protesto etti. Sanat Sokağı’nda gerçekleştirilen eylemde yaşam nöbeti tutuldu. Eyleme kentte bulunan çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcisi katıldı.
 
Nöbetin gerçekleştiği alana, “Öfkeliyiz, güvende değiliz, yaşam hakkımızı güvence altına almak için daha kaç canımızı kaybedeceğiz” ve “Hem yaşamak hem de yaşatmak istiyoruz” yazılı pankartlar asılırken, “Lütuf değil hak istiyoruz”, “Daha ne kadar öleceğiz”, “Siz korumadınız, biz eksildik” ve “Sessiz kalma, suça ortak olma” yazılı dövizler bırakıldı. Aynı zamanda eylemin yapıldığı alana, saldırılarda katledilen öğretmen ve öğrencilerin fotoğrafları da bırakıldı.
 
‘Nöbetlerimiz yaşamak ve yaşatmak için sürüyor’
 
Nöbette söz alan Eğitim Sen Şube Eşbaşkanı Adnan Şenbayram, çocukların ve öğretmenlerin güvende olmadığını belirterek, “Son bir ay içerisinde bir kadın eğitim emekçisi yaşamdan koparıldı. Dört gün önce Siverek’te de bir okula saldırı gerçekleştirildi. Bizler daha bunun için öfkemizi dile getirirken Maraş’ta bir öğrenci tarafından silahlı saldırı gerçekleştirildi. Bu şiddet, sadece fiziksel şiddet olarak nitelendirildiği sürece hiçbirimiz güvende olmayacağız. Bizler bu yüzden yaşam nöbetleri tutuyoruz. Nöbetlerimiz hem yaşamak hem de yaşatmak için sürüyor. Bu yaşam nöbetine toplumun her kesimini davet ettik. Artık ölmek ve öldürülmek istemiyoruz. Ölenin çocuk olduğu bir dünyada hiçbirimiz güvende değiliz” dedi.
 
‘Bu sorunları nasıl iyileştireceğimizi düşünmeliyiz’
 
Ardından konuşan DEM Parti Milletvekili Mehmet Zeki İrmez de “Riha ve Mereş’te yaşanan olayların yaşanacağını çoğu kişinin tahmin ettiğini söylüyor. Bizler çok üzgünüz. Dün bir heyet olarak Maraş’a gittik, yaralı ve yaşamını yitirenlerin ailelerini gördük ve gerçekten sözler manasız kalıyor. Hep beraber çocuklarımıza dönük bu sorunları nasıl iyileştireceğimize dair düşünmeliyiz. Orada yaşananlar diğer kentlerde de yaşanabilir ve o katledilen çocuklar bizim de çocuklarımız olabilirdi” diye konuştu.
 
Ardından çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcisi de eylemde söz aldı. Konuşmalarda, dizi ve filmlerde kullanılan şiddet dilinden vazgeçilmesi ve okullarda güvenliğin sağlanması gerektiği vurgulandı.
 
Nöbet eylemi alkış ve sloganlarla son buldu.
 
Wan
 
Eğitim Sen Wan Şubesi, Sêwreg ve Mereş’te okullara dönük gerçekleştirilen saldırılara karşı 3 günlük iş bırakma eylemi ve insan zinciri eylemi gerçekleştirdi. Eyleme, kentte bulunan sendika üyeleri, öğrenciler, velilerin yanı sıra sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Kitle, Eğitim Sen Wan Şubesi önünden Niyazi Türkmenoğlu Lisesi’ne kadar yürüdü. Çevredeki yurttaşlar da araç kornalarına basarak eyleme destek verdi. “Eğitimde şiddete dur de, emekçileri ve öğrencileri koruyacak politikalar istiyoruz” yazılı pankartın açıldığı eylemde, basın metnini Eğitim Sen Eşbaşkanı Funda Demir Bozkurt okudu.
 
‘Sorumlular belli’
 
Funda Demir Bozkurt, Mereş’teki katliam ve Sêwreg’deki saldırının tek başına “bireysel şiddet olayları” olarak geçiştirilemeyeceğini söyledi. Bu olayların yıllardır adım adım derinleşen yapısal sorunların, kamusal eğitimin zayıflatılmasının, okulların koruyucu niteliğinin ortadan kaldırılmasının ve etkili önleyici mekanizmaların işletilmemesinin doğrudan sonucu olduğunu dile getiren Funda Demir Bozkurt, “Sorumlular bellidir. Eğitim politikalarını piyasacı bir anlayışla şekillendirenler, okulları güvensiz hale getiren idari yapıyı sürdürenler ve gerekli önleyici tedbirleri almayanlardır” şeklinde konuştu.
 
Eylem, okul önünde tutulan bir saatlik yaşam nöbeti ile son buldu.
 
Ankara
 
Riha’nın Sêwreg ilçesi ile Mereş’in Onikişubat ilçesinde yaşanan okul saldırılarının ardından Eğitim Sen ve çeşitli eğitim sendikalarının Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde başlattığı “Yaşam Nöbeti” üçüncü gününde devam ediyor. Nöbete Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti milletvekilleri ve Ankara il-ilçe örgütü temsilcileriyle birlikte çok sayıda siyasi parti, sivil toplum kuruluşu ve öğrenci örgütü dayanışma ziyaretinde bulundu.
 
‘Demokratik bir sistem için mücadeleyi sürdüreceğiz’
 
Burada konuşan Tuncer Bakırhan, saldırılarda yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diledi. Saldırılardaki kamu ihmallerine dikkat çeken Tuncer Bakırhan, şunları söyledi: “Sorumluluğunuzu kabul edin ve öz eleştirinizi verin. Siyaset kutuplaştırıcı bir dil ile yürütülüyor. Demokratik, özgür bir sistem ve çocukların eşit bir şekilde eğitim göreceği bir gelecek için ortak mücadelemizi sürdüreceğiz.”
 
Açıklama sonrası “Demokratik, bilimsel, anadilde eğitim” ve “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları atıldı.
 
“Yaşam Nöbeti” pazar akşam saatlerine kadar devam edecek.
 
İzmir
 
İzmir’de eğitim emekçileri Konak YKM önünde bir araya gelerek İl Eğitim Müdürlüğü’ne yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte, “Artık yeter, eğitimde şiddete dur de” pankartı açılarak sık sık “Sermayenin bakanı Yusuf Tekin istifa”, “Karanlığa teslim olmayacağız” ve “Şiddet varsa hizmet yok” sloganları atıldı.
 
Açıklamayı yapan Eğitim Sen 1 No’lu Şube Başkanı Hamdi Çalık, “Okullarımızda art arda yaşanan saldırılarda öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin hayatlarını kaybetmeleri ve pek çoğunun da yaralanması nedeniyle 15 Nisan tarihinden bu yana iş bırakarak alanlara çıkıyoruz. Günlerdir eğitimde yaşanan sorunları, sorunların kaynaklarını konuşuyoruz, çözüm önerilerimizi dile getiriyoruz. Eğitim emekçilerinin, öğrencilerin, velilerin taleplerine vurgu yapıyoruz. Diyoruz ki; yaşadığımız olaylar münferit değildir. Yıllardır sürdürülen yanlış politikaların sonucudur. Sebepler ortadan kalkmadıkça, sonuç değişmez” dedi.
 
Açıklama, oturma eyleminin ardından son buldu.