Onaysız GES, zorunlu göç: Köyümüz satılık değil!
- 09:04 23 Nisan 2026
- Ekoloji
Büşra Turan
AGIRÎ - Mera ve tarım arazilerinin üzerine kurulan GES panellerine karşı çıkan köylüler, “Toprağımıza dokunmayın, hayatımızı elimizden almayın. Bize miras kalan bu toprakları biz de torunlarımıza bırakmak istiyoruz. Köyümüz satılık değil” diyerek GES’in durdurulmasını istedi.
Özel savaş politikaları kapsamında, Kürdistan doğasına yönelik kıyım ve insansızlaştırma projeleri devam ediyor. Doğa kıyımının ve mülksüzleştirmenin hedefindeki kentlerden biri olan Agirî’nin (Ağrı) Giyadîn (Diyadin) ilçesine bağlı Bazirgan (Satıcılar) köyünde, halkın onayına sunulmadan mera alanlarına Güneş Enerji Santrali (GES) kurulması için çalışmalar başladı. "Yenilenebilir enerji" adı altında meraların vasfından çıkarılarak, sanayi alanına dönüştürülmesi, bölge halkının temel geçim kaynağı olan hayvancılığı bitirme noktasına getirirken, aynı zamanda köylülerin yaşam alanlarından göç etmesine yol açıyor.
Köylüler, projenin getireceği tahribata dair ajansımıza konuştu.
Köyde tek geçim kaynağının hayvancılık olduğunu ifade eden Hanım Kurtoğlu, meraların engellenmesi halinde ciddi geçim sorunları yaşanacağını söyledi. Hanım Kurtoğlu, “Hayvan olmasa ya göçe zorlanacağız ya da bir iş yapamayacağız. Başka bir geçim kaynağımız yok. Ne bağımız var ne bostanımız var, hiçbir şeyimiz yok. Tek geçim kaynağımız hayvancılıktır. Tüm köy halkı olarak meramızı savunuyoruz. Köy halkının haberi olmadan, izni olmadan GES yapılmaya çalışılıyor. Bu kadar alan işgal edilmiş, şimdi hayvanlar nerede otlanacak? Bu köyde bir sürü kadın, genç, üniversite mezunu var, hepsi işsiz. Tek geçim kaynağı hayvancılıktır. Bu mera işgal edilince hem kışın hem yazın mecbur hayvanları ahırda beslemek zorunda kalacağız” dedi.
Geçim kaynağı
Meralar ve tarım arazilerine kurulan panellere karşı olduklarını belirten Hatice Boztepe de, geçim kaynaklarının hayvancılık olduğunu belirterek, yetkililere şu çağrıda bulundu: “Biz kesinlikle bu panelleri köyümüzde istemiyoruz, meralarımızda istemiyoruz, ekilmiş tarlalarımızda istemiyoruz. Bizden habersiz ekilmiş tarlalarımıza panel kurmuşlar. Geçimimizi hayvancılıkla yapıyoruz. Hayvancılık yapmazsak nereye gideceğiz? Tarım Bakanlığı'na, yetkililere sesleniyoruz; Panelleri kaldırsınlar. Biz geçimimizi koyun ve tarlalarla sağlıyoruz, o yüzden bu panelleri burada istemiyoruz.”
'Toprağımıza dokunmayın'
Geçimlerini hayvancılık ve çiftçilikle sağladıklarını söyleyen Elif Sütçü, ekonomik imkansızlıklar nedeniyle çocuklarını okutamadığını ve topraklarına müdahale edilmesini istemediklerini belirtti. Elif Sütçü, “5 çocuk annesiyim. Hiçbir çocuğumu okutamadım, hiçbiri meslek sahibi olmadı, okutacak gücüm yoktu. Hayvancılık ve çiftçilikle geçimimizi sağlıyoruz. Toprağımıza dokunmayın, hayatımızı elimizden almayın. Ben de isterdim çocuklarımızın daha güzel şartlarda olmasını ama geçimimizi sadece hayvancılıkla sağlıyoruz. Çiftçilik ve hayvancılık olmazsa biz biteriz. Buralardan göçeriz, göçüp de nereye gideceğiz ki? Bir mesleğimiz yok, maaşımız yok. Sadece istediğimiz toprağımıza dokunmasınlar, hayatımızla oynamasınlar” ifadelerini kullandı.
'GES istemiyoruz'
Köylerinde GES yapılmasına karşı olduklarını anlatan Ayşan Tokmak da, topraklarının ve meralarının geçim kaynakları için hayati önemde olduğunu ifade etti. Ayşan Tokmak, “Bizim köyümüze GES yapılmasını istemiyoruz. Burası bizim yerimiz, hayvanlarımızın yeri. Toprağımızı satmak istemiyoruz. Bunu kabul etmiyoruz. Bize miras kalan bu toprakları torunlarımıza bırakmak istiyoruz” diye belirtti.
‘Köyümüz satılık değil’
Köylerinde yaşanan göç ve geçim sıkıntılarına dikkat çeken Ceylan Yaşar ise, meraların tahrip edilmesine karşı olduklarını belirterek, çözüm talebinde bulundu. Ceylan Yaşar, “Bu köyde 60 hane bulunuyor, 30 hane işsizlikten, gençlerin iş bulamaması nedeniyle göç edip İstanbul’a, İzmir’e gitti. 20 hane şu an küçükbaş hayvan besliyoruz. Bizim meramız var, yılda iki defa koyunlar gidip orada otluyor. Köyümüzün merasını bozdular, yok ettiler. Biz şirketin burada kalmasını istemiyoruz, malzemelerini toplayıp buradan gitsinler. Köyümüzü vermiyoruz, köyümüz satılık değil. Bir dağ ise o dağ bizimdir. Köyümüzün yaylaları yok, hayvanların tek otlak yeri orası. Köyümüzün maddi durumu elverişli değil, biz sadece hayvancılıkla uğraşıyoruz. Yetkililer bize yardımcı olsun, biz köyümüzden çıkmak istemiyoruz. Köyümüz çok güzel, mera alanı bizim yazlık alanımız, evin etrafı ise kışlık. Bize bu haksızlığı yapmasınlar. Bizler nasıl ki kendimizi düşünüyorsak o şekilde hayvanlarımızı da düşünüyoruz, onlar da can” diye konuştu.







