Faili meçhul suçlar için kurulacak daire Meclis gündeminde

  • 17:05 24 Nisan 2026
  • Siyaset
ANKARA - DEM Parti milletvekili lDilan Kunt Ayan, Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhullerin araştırılmasına için kurulan başkanlığın hangi kriter ve ilkelere göre çalışacağını dair Adalet Bakanlığına soru önergesi sundu.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha milletvekili Dilan Kunt Ayan,  Adalet Bakanlığı bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kurulacağı açıklamasına dair Adalet Bakanı Akın Gürlek’e soru önergesi iletti.
 
‘Hakikat ve yüzleşme başlığı altında verilen sözler karşılıksız kaldı’
 
Türkiye’de uzun yıllardır derinleşerek devam eden faili meçhul dosyalar ve cezasızlık pratiği karşısında somut bir yol haritası ortaya konmadığını dile getiren Dilan Kunt Ayan, “Türkiye’de faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler, yargısız infazlar ve şüpheli ölümler; yalnızca bireysel suçlar değil, aynı zamanda toplumsal hafızada derin yaralar açan ve hukuk devleti ilkesini zedeleyen yapısal bir sorundur. Özellikle 1990’lı yıllarda Kürt illerinde yoğunlaşan gözaltında kayıplar, köy boşaltmaları, toplu mezarlar ve siyasi cinayetler kapsamında yürütülen soruşturmaların büyük bölümü etkin şekilde yürütülmemiş; deliller toplanmamış, tanıklar dinlenmemiş, sorumlular tespit edilmemiş ve çok sayıda dosya zaman aşımı, takipsizlik veya beraat kararlarıyla sonuçlanmıştır. Bu süreçte kamuoyuna dönem dönem ‘hakikat ve yüzleşme’ başlığı altında verilen sözler de karşılıksız kalmıştır” dedi.
 
 ‘Cezasızlık dönemsel değil sürekli hale geldi’
 
Musa Anter katliamı ve JİTEM bağlantılı olduğu belirtilen çok sayıda dosyanın yıllar süren yargılamalara rağmen zamanaşımına sokularak, cezasızlıkla sonuçlandığına dikkat çeken Dilan Kunt Ayan, benzer şekilde 2000’li yıllarda da kolluk güçlerinin veya kamu görevlilerinin sorumluluğunun gündeme geldiği pek çok olayda etkili soruşturma yürütülmediğini ifade etti. Bu durumun Türkiye’de cezasızlığın dönemsel değil, süreklilik arz eden bir yargı pratiğine dönüştüğünün göstergesi olduğunu belirten Dilan Kunt Ayan, “Tüm bu süreçler karşısında, Cumartesi Anneleri başta olmak üzere, yıllardır gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için barışçıl biçimde bir araya gelen aileler ve insan hakları savunucuları; hakikat, adalet ve yüzleşme taleplerini ısrarla dile getirmektedir. Ancak bu talepler büyük ölçüde karşılıksız bırakılmış, etkili ve bağımsız soruşturma mekanizmaları oluşturulmamıştır” diye belirtti.
 
‘Açık ve şeffaf bir biçimde çalışılmalı’
 
Özellikle şüpheli kadın ölümlerinde ve “intihar” olarak kayda geçirilen vakalarda, fail ve sorumluların nüfuz sahibi, zengin veya siyasi bağlantılı kişiler olduğu durumlarda etkin soruşturma yürütülmediği, dosyaların takipsizlik veya beraat kararlarıyla kapatıldığı yönünde ciddi iddialar bulunduğuna değinen Dilan Kunt Ayan önergede şu ifadelere yer verildi:  “Bu durum, kadınların yaşam hakkının korunması bakımından da ağır sonuçlar doğurmakta ve toplumsal adalet duygusunu zedelemektedir. Gelinen aşamada, faili meçhul suçların araştırılması amacıyla yeni bir daire kurulması, ancak kapsamı, yetkileri, çalışma usulleri ve geçmiş dosyalarla ilişkisi açık ve şeffaf biçimde ortaya konulduğu ölçüde anlamlı olacaktır. Aksi halde, geçmişte olduğu gibi bu girişimin de somut sonuç üretmeyen, kamuoyundaki adalet beklentisini tam olarak karşılamayan bir adım olarak kalması riski bulunmaktadır.
 
‘Daire hangi ilkelere göre çalışacak’
 
Söz konusu dairenin hangi dosyaları kapsayacağı, hangi kriter ve ilkelerle göre çalışacağı, kapatılmış dosyaların yeniden açılıp açılmayacağı, politik ve toplumsal nitelikli olayların kapsam dahilinde olup olmayacağı ve mağdur yakınlarının sürece katılımının nasıl sağlanacağı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.”
 
 Dilan Kunt Ayan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti: 
 
“*Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhul suçların araştırılmasına yönelik bir daire başkanlığı kurulmuş mudur? Kurulmuş ise kuruluş tarihi, hukuki dayanağı ve teşkilat yapısı nedir?
 
*Söz konusu dairenin görev, yetki ve sorumlulukları nelerdir? Hangi mevzuat hükümleri çerçevesinde faaliyet yürütecektir?
 
* Daire hangi zaman aralığındaki dosyaları inceleyecektir? 1990’lı yıllarda yoğunlaşan gözaltında kayıplar, yargısız infazlar ve faili meçhul cinayetler bu kapsamda yer almakta mıdır?
 
* Daha önce zaman aşımı, takipsizlik veya beraat kararlarıyla sonuçlanmış dosyalar yeniden ele alınacak mıdır? Bu kapsamda yeniden inceleme veya soruşturma açılmasına ilişkin kriterler nelerdir?
 
* Dairenin inceleyeceği dosyaların belirlenmesinde hangi öncelik ve ölçütler esas alınacaktır? Kamu görevlilerinin sorumluluğunun bulunduğu iddia edilen dosyalar için özel bir önceliklendirme yapılacak mıdır?
 
* Politik saikli olduğu iddia edilen cinayetler, zorla kaybetmeler ve toplumsal olaylar kapsamında meydana gelen ölümler bu dairenin görev alanına dahil midir?
 
* Musa Anter cinayeti ve JİTEM bağlantılı olduğu iddia edilen dosyalar gibi geçmişte cezasızlıkla sonuçlanan davalar yeniden değerlendirilecek midir?
 
* Tahir Elçi cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma ve kovuşturma süreçleri bu dairenin inceleme alanına girecek midir?
 
* Şüpheli kadın ölümleri ve ‘intihar’ olarak kayda geçirilen ancak etkin soruşturma yürütülmediği iddia edilen dosyalar bu kapsamda yeniden incelenecek midir?
 
* Cumartesi Anneleri başta olmak üzere, yakınlarının akıbetini arayan kişi ve sivil toplum örgütlerinin başvuruları bu daire tarafından kabul edilecek midir? Bu başvurular için özel bir mekanizma oluşturulacak mıdır?
 
* Mağdur yakınlarının, baroların ve insan hakları örgütlerinin sürece katılımı nasıl sağlanacaktır? Katılımcı ve şeffaf bir inceleme mekanizması öngörülmekte midir?
 
* Daire bünyesinde delillerin yeniden toplanması, kayıp delillerin araştırılması, arşivlerin açılması ve kamu görevlileri dahil tüm sorumluların tespiti için özel yetkiler tanınacak mıdır?
 
* Dairenin çalışmaları kapsamında kolluk kuvvetleri ve diğer kamu kurumlarıyla nasıl bir koordinasyon sağlanacaktır?
 
* Dairenin çalışmaları kamuoyuna düzenli olarak raporlanacak mıdır? Şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmaları nelerdir?
 
* Bugüne kadar faili meçhul dosyalarla ilgili olarak Bakanlığınızca yapılmış bir envanter çalışması bulunmakta mıdır? Varsa toplam dosya sayısı nedir ve bunların kaçı sonuçlandırılmıştır?”