Tülay Hatimoğulları: Tek çözüm savaş ittifakına karşı halkların barış ittifakı
- 15:44 1 Mayıs 2026
- Emek/Ekonomi
WAN- Wan’da binlerce kişinin katıldığı 1 Mayıs mitinginde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Çözüm nettir. Savaş ittifakına karşı halkların barış ittifakı tek çözümdür. Kadının görünmeyen emeği sesini daha fazla yükseltmeli, sesini daha fazla örgütlemeli” dedi.
1 Mayıs İşçi Bayramı için Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB), İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) öncülüğünde, “Emek barış özgürlük adalet eşitlik demokrasi için 1 Mayıs’ta alanlardayız” şiarıyla Wan’ın Reya Armûşê (İpekyolu) ilçesinde bulunan Kent Meydanı’nda miting gerçekleştirildi. Mitingde sık sık “Biji serok Apo”, “Selam selam İmralı’ya bin selam”, “Biji 1 Gulan”, “biji bewrxedana karkeran” sloganları atıldı.
Direniş sloganları ve pankartları alanda yükseldi
Miting öncesi Hayat Hastanesi önünde bir araya gelen sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve emekçiler, kortejler halinde alana doğru yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşte Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) “Özgür basın susturulamaz” pankartı, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM PARTİ) “Emperyalizme, savaşa, sömürüye karşı Emek, barış ve demokrasi” pankartı, KESK, “Yeni bir başlangıç için 1 Mayıs! Emek bizim, gelecek bizim” pankartı, Wan Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Komün Öğrenci Derneği (KÖDER), “Îro çerxa şoreşê bi komînan dimeşe” pankartı, Jinen Cıwan, “Dîsa jin dîsa berxerdan bîjî yek Gûlan”, Dem Parti Wan Genç, “Sosyalist yaşamda ısrar ediyoruz özgür önderlikle örgütleniyoruz” pankartı ile yürüyüş gerçekleştirdi.
Kitlesel gerçekleşen yürüyüşte sık sık “Biji 1 Gulan”, “biji bewrxedana karkeran”, “Biji çapamaniya azad”, “Kayyım talane berxedan jiyane” sloganları atılarak “Kar, nan, azadi”, “Biji tekoşina kedkaran”, “örgütlenin” dövizleri taşındı.
Yürüyüşün ardından Kent Meydanı’nda gerçekleşen mitingde ilk olarak emek mücadelesinde yaşamını yitiren emekçiler için saygı duruşunda durularak, “Çerxa şoreşê” marşı okundu.
‘1 Mayıs sadece bir bayram değil aynı zamanda alın teridir’
Ardından Wan Büyükşehir Belediyesine atanan kayyım tarafından işten çıkartılan 223 işçi adına Elif Gemicioğlu konuşma gerçekleştirdi. Elif Gemicioğlu, “Bugün buruk bir bayram, haksız hukuksuz bir şekilde işimizden edildik. 1 Mayıs sadece bir bayram değil aynı zamanda alın teridir. Bizler sokakları temizledik, parkları çiçekledik ama onlar bizleri ekmeklerimizden etiler. Çocuklarımızın ahını almayın. Biz kentin yükünü omuzladık. Bir telefon ile bizlerin emekleri ile oynandı. Bu hiçbir işçinin güvenden olmadığının göstergesidir. Haksızlığı kabul etmiyoruz. Bizler kimsenin hakkını değil kendi emeğimizi istiyoruz” dedi.
'Savaşın bedelini biz halklara ödetiyorlar'
Devamında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, kapitalist sistemin, paylaşım savaşlarının halka faturasının savaş, kan, gözyaşı, açlık ve yoksulluk olduğunu ifade etti. Tülay Hatimoğulları, “Savaşın bedelini biz halklara ödetiyorlar. Ortadoğu'da Kürt'e ödetiyorlar. Arap’a ödetiyorlar. Türkiye'ye ödetiyorlar. Dünyanın her yerinde halklara ödetmeye çalışıyorlar. Ama halklar buna karşı direniyor. Bunun en güzel örneğini Rojava'da direnen Kürt halkı göstermiştir. Binlerce kez selam olsun Rojava halklarına. Çözüm nettir. Savaş ittifakına karşı halkların barış ittifakı tek çözümdür. Emperyalizmin savaşlarına ve sömürü düzenine karşı en önemli çözüm, enternasyonalist barış hareketini bütün dünyada örebilmektir. Başka da çözümümüz ve çaremiz yoktur. Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın halkların kardeşliği. Türkiye’de işsizlik, yoksulluk diz boyu. İnsanlar kiralarını ödeyemiyor. Emeklilerin aldığı maaş torununa harçlık vermeye bile yetmiyor. Açlık, yoksulluk diz boyu derken iktidar ve yandaşları o parayı zengin ettiği kesimler ‘bunu abartıyorlar’ diyor. Oysa gelsin bu sokaklarda dolaşsın. Türkiye bir tarım ülkesidir. Türkiye AKP iktidarı gelene kadar tarımda ihracat yapan ilk 9 ülkenin arasında yer alırken şimdi biz buğdaya, ete ihtiyaç duyuyoruz. DEM Parti olarak parlamentoda acil bir çözüm paketi açıkladık. Bu çözüm paketinde işçinin, emekçinin az da orta rahatlaması için acil aspirin niteliğinde, ağrı kesici niteliğinde bazı önerilerimiz oldu. Ama hiçbirini hayata geçirmediler” dedi.
‘Kadınlar sesini daha fazla örgütlemeli’
“Biz kadınlar hayatın her alanında emekçiyiz” diyen Tülay Hatimoğulları, her alanda emek üreten kadının emeğinin yok sayılmaya çalışmasına vurgu yaptı. Tülay Hatimoğulları, “Evde emekçiyiz. Çocukla uğraşırken emekçiyiz. Duygusal emek verirken emekçiyiz. Fabrikalarda, tarlalarda çalışırken biz kadınlar emekçiyiz. En fazla emeği sömürülen, emeği görmezden gelinen biz kadınlarız ne yazık ki. Kadının görünmeyen emeği sesini daha fazla yükseltmeli, sesini daha fazla örgütlemeli. Kürdistan'da yürütülen özel harp politikalarının sonucunda gençlere kadınlara yönelik uyuşturucu ve çeteleşmenin bedelini en fazla gençler ve kadınlar ödüyor. Rojin'i burada vahşice kaybettik. Rojin büyük hayallerle bana gelmişti. Okulunu bitirecekti ve iş hayatına atılacaktı. Rojin'in duygularını yarım bıraktılar. Bizler Rojin'den bahsederken sizlerden rektör istifa sesi yükseldi. Evet, bu işin ucu rektöre de gidiyorsa bu iş sonuna kadar araştırılmalıdır” diye söyledi.
‘Barış nehri akacak hangi taşı koyarsanız koyun o su o taşı aşar’
Tülay Hatimoğulları, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Kapitalizmin panzehri sosyalizmdir. Kapitalizme karşı sosyalizmi örgütlemek, demokratik sosyalizmi örgütlemek hepimizin boynunun borcudur. Emeğin hakkı o zaman gerçekten alınır. Adalet o zaman gerçekten tecelli eder ve bunun için daha fazla çalışmalıyız. Sosyalizmde ısrar insan olmakta ısrar demektir derken tam da insan olmak için bizler sosyalizmde ısrarımızı sonuna kadar devam ettireceğiz. Örgütlemeye devam edeceğiz. 1 buçuk yıl aşkındır Sayın Abdullah Öcalan'ın İmralı'dan yaptığı çağrıyla Barış ve Demokratik Toplum Süreci başlamış durumda. Süreçte bazıları tıkanıklar yaşanıyor biz bu tıkanıklıkların aşılması için elimizden gelen her türlü çabanın içindeyiz. Şu çok net bilinmeli ki barış nehri akacak. Akan bir nehre akan bir suya hangi taşı koyarsanız koyun o su o taşı aşar. Ve şimdi bu sürece eğer birileri taş koymaya kalkıyorsa bilsinler ki, halkın gücü o taşı oradan kaldıracak ve biz bunu mutlaka aşacağız. Sayın Allah Öcalan'ı, geçtiğimiz sene 27 Şubat'ta İmralı’da ziyaret ettiğimizde açık ve net bir şekilde yaptığı çağrının anlamını şu şekilde ifade etti. Bir yandan Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü, Kürt sorununun artık silahlı çatışmanın ötesinde siyasi ve hukuki bir zemine taşınması için bu çağrıyı yapıyorum dedi. Ama aynı zamanda bütün Türkiye halkları, işçileri ve emekçileri, siyasi ve toplumsal dinamikleri şunu bilmeli ki dedi ben de bir devletin sizlere karşı kullandığı terör parantezini onların elinden almak için de bu çağrıyı yapıyorum. Yani bu çağrıyı özellikle Türk emekçi kardeşlerim çok daha iyi bilince çıkarmalı ve hep birlikte ortak mücadeleyi buradan yürütmeliyiz.Bizler bu düzenin adını değiştireceğiz. Bizler örgütlenerek kazanacağız. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Biji yek Gulan” şeklinde konuştu.
Miting, sanatçıları seslendirdiği stranlar ile devam etti.








