Cinsel işkenceye tepki: Hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz

  • 14:07 23 Temmuz 2026
  • Güncel
AGIRÎ- Kadın bedenine yönelik cinsel işkenceye dair yapılan açıklamada, “Kadınların bedeni üzerinde bilimsel temeli olmayan, hak ihlali niteliği taşıyan uygulamaların hiçbir dini, kültürel veya tıbbi gerekçeyle meşrulaştırılmasına sessiz kalınmamalıdır" dedi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) "Kadın sünnetine karşıyız" diyerek kadınların beden bütünlüğünü ve tıp etiğini savunmak amacıyla Agirî Bazîd'de bulunan Halk Bankası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Kadın kırımına isyan ediyoruz, özgürlüğe yürüyoruz” pankartı açılırken, sık sık “Jin Jiyan Azadî” sloganları atıldı. Basın metnini DEM Parti Bazîd ilçe Eşbaşkanı Berivan Zatsan okudu. Açıklamaya çok sayıda kadın katıldı.
 
'Hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz'
 
Bölgede faaliyet gösteren bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının, dijital medya hesaplarından kliniğinde 'sünnet' adı altında kadınlara yönelik cinsel işkence uyguladığına ilişkin paylaşımlar yaptığını, gelen tepkiler üzerine ise aynı işlemi 'hud (klitoral) derisi alınması' şeklinde ifade ederek tanıtmaya devam ettiğini hatırlatan Berivan Zatsan, "Söz konusu paylaşımlar yalnızca tıp etiği açısından değil; kadın hakları, insan hakları ve halk sağlığı açısından da son derece ciddi sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Kadın sünneti, Dünya Sağlık Örgütü tarafından tıbbi yararı bulunmayan, kadınların beden bütünlüğünü ihlal eden ve ciddi fiziksel ile psikolojik zararlara yol açabilen bir uygulama olarak tanımlanmaktadır. Bu uygulamanın herhangi bir ad altında meşrulaştırılması veya tıbbi bir işlem gibi sunulması kabul edilemez" dedi.
 
Kadın bedenine yönelik cinsel işkencenin normalleştirilmeye çalışıldığını belirten Berivan Zatsan, "Dünyanın farklı bölgelerinde görülen ve kadın hakları bakımından ağır eleştirilere konu olan uygulamaların bu coğrafyada yaygınlaştırılmasına zemin hazırlayabilecek son derece tehlikeli bir yaklaşımdır" diye belirtti.
 
'Mevzuat ve meslek etiğine aykırı'
 
Sağlık Bakanlığı’nın muayenehanelerde yapılabilecek tıbbi işlemler listesinde böyle bir uygulamanın yer almadığını vurgulayan Berivan Zatsan, "Tıbbi endikasyonu bulunmayan bir işlemin sağlık hizmeti kapsamında sunulması ve bunun reklamının yapılması, ilgili mevzuat ve meslek etiği açısından da değerlendirilmesi gereken ciddi bir konudur. Öte yandan, sağlık hizmeti sunan hekimlerin, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi, Hasta Hakları Yönetmeliği ve meslek etik ilkelerine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bilimsel dayanağı olmayan, kadınların beden bütünlüğünü zedeleyebilecek uygulamaların tanıtımının yapılması, toplum sağlığına zarar verebilecek sonuçlar doğurabilir" ifadelerini kullandı.
 
'Kadın haklarını ve etik sağlık hizmetini savunacağız'
 
Söz konusu iddialara karşı yetkilileri göreve çağıran Berivan Zatsan, "Bu nedenle, söz konusu iddiaların ilgili kurumlar tarafından gecikmeksizin incelenmesini; gerekli görülmesi hâlinde idari ve mesleki süreçlerin işletilmesini talep ediyoruz. Kadınların beden bütünlüğü pazarlık konusu değildir. Kadın haklarını, bilimsel tıbbı ve etik sağlık hizmetini savunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.