‘Beden bütünlüğüne yönelik müdahaleleri kabul etmiyoruz’

  • 09:01 31 Temmuz 2026
  • Güncel
İSTANBUL - Kadın bedenine yönelik müdahalelerin estetik ya da tıbbi gerekçelerle normalleştirilemeyeceğini belirten TTB Merkez Konsey Üyesi Ayşegül Ateş Tarla, kadın genital mutilasyonunun ve beden üzerindeki güzellik dayatmalarının hak ihlali olduğunu vurguladı.
 
Agırî’de özel bir kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde görev yapan Op. Dr. Ali Çakır’ın, dijital medya hesabı üzerinden “kadın sünneti” başlığı altında vajinal estetik işlemleri reklamı yapması tepkilere neden oldu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kadınlara ve kız çocuklarına yönelik en ağır insan hakları ihlallerinden biri ve cinsel şiddet türü olarak tanımlanan Female Genital Mutilation (FGM - Kadın Genital Mutilasyonu) uygulamasının tıbbi kılıflarla meşrulaştırılmaya çalışılmasına karşı Türk Tabipler Birliği(TTB) harekete geçti. 
 
Konuya ilişkin TTB Merkez Konsey Üyesi Ayşegül Ateş Tarla, değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Tıbbi kılıf altında meşrulaştırılamaz’
 
Mutilasyonun ve "kadın sünneti" söyleminin hiçbir koşulda kabul edilemez ve meşrulaştırılamaz olduğunu belirten Ayşegül Ateş Tarla, bir hekimin bu kavramı kullanarak reklam yapmasının meslek etiğiyle bağdaşmadığına dikkat çekti. Ayşegül Ateş Tarla, “Mutilasyon tamamen yasaktır ve onaylanması mümkün değildir. Bunun reklamının yapılması da yasalarca engellenmiştir. Bir hekim olarak ‘kadın sünneti’ kavramını kullanmak ya da bunu meşrulaştıracak bir adım atmak asla kabul edilemez” dedi.
 
Soruşturma süreci başlatıldı
 
Söz konusu reklamın dijital medyada tespit edilmesi üzerine TTB Merkez Konseyi'nin harekete geçtiğini aktaran Ayşegül Ateş Tarla, idari ve disiplin sürecine dair şu bilgileri paylaştı: “Tıbbi uygulamaların reklamına ilişkin net yönetmelikler mevcuttur. Merkez Konseyimiz bu paylaşımı tespit ettikten sonra gerekli yazışmaları tamamladı ve soruşturma süreci başlatıldı. Şu anda Ağrı-Kars-Iğdır-Ardahan Tabip Odası soruşturma sürecini aktif olarak yürütmektedir.”
 
‘Hem hak ihlali hem de dayatılan güzellik algısı’
 
Türkiye'de böyle bir reklamla karşılaşmanın dahi şok edici olduğunu belirten Ayşegül Ateş Tarla, uygulamanın geri dönüşü olmayan sakatlanmalara ve organ kayıplarına yol açtığını hatırlattı. Yaş sınırı gözetilmeksizin bu uygulamanın bir dayatma olduğunu kaydeden Ayşegül Ateş Tarla, hekimin tepkiler üzerine reklamı kaldırarak “labioplasti yaptığını ve yanlış anlaşıldığını” iddia etmesine de tepki gösterdi. Olayın iki boyutlu bir hak ihlali barındırdığına işaret eden Ayşegül Ateş Tarla, şöyle konuştu: “Hekim sonrasında durumu labioplasti diyerek geçiştirmeye çalışsa da burada da yine kadının bedenine yönelik bir müdahale ve dayatılan estetik baskısı mevcuttur. Kadın anatomisinde tek bir ‘mükemmel’ yapı yoktur; beden yapısı kişiden kişiye değişir. Ancak kadına, bir dokunun ‘fazlalık’ olduğu ve küçültülmesi gerektiği algısı dayatılıyor. Burada hem kadın sünneti yasağının ihlali hem de ‘güzellik’ adı altında kadının bedenine müdahale söz konusudur. İkisi de kabul edilemez ve ikisiyle de mücadele edilmesi gerekir.”
 
‘Kadın bedenine yönelik ihlallere geçit vermeyeceğiz’
 
Son olarak kadınların ve çocuklarının beden bütünlüğünü hedef alan, tıbbi gereklilikten uzak her türlü uygulamanın karşısında duracaklarını belirten TTB Merkez Konseyi Üyesi Ayşegül Ateş Tarla, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu uygulamalar, ayrımcılığı derinleştirmenin yanı sıra bireylerin yaşam boyu ciddi fiziksel ve ruhsal sorunlar yaşamasına neden oluyor. Sağlık alanında veya herhangi bir platformda söz söylerken, ‘halk arasında böyle biliniyor’ diyerek kullanılan bir kavramın bile insan hakları ihlalini yaygınlaştırabileceği unutulmamalıdır. TTB Merkez Konseyi ve TTB Kadın Kolu olarak bu durumu yüksek sesle dile getirmeye ve kadın bedeninin nesneleştirilmesine karşı durmaya devam edeceğiz.”