Dilan Kunt Ayan 'Kadın özgün alt komisyonu' kurulmasını önerdi
- 23:57 7 Ağustos 2026
- Siyaset
ANKARA – Çerçeve yasaya ilişkin yapılan komisyon görüşmesinde söz alan DEM Parti milletvekili Dilan Kunt Ayan, alt komisyonların oluşturulmasında kadın temsiliyeti gözetilmesi maddesinin eklenmesini önerdi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin hukuki zemininin oluşturulması kapsamında hazırlanan ve 5 Ağustos’ta 367 milletvekilinin imzasıyla Meclis Başkanlığı’na sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" kanun teklifi Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşülüyor. Toplantı siyasi partilerin komisyon üyeleri yasanın maddelerine ilişkin değerlendirmeleri sürüyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan söz aldı.
‘Yeni demokratikleşme adımları doğacaktır’
Kürt sorununun bir demokrasi sorunu olduğuna dikkat çeken Dilan Kunt Ayan, “Kürt sorununu reddetmek, inkâr etmek, yok saymak ya da güvenlikçi politikalarla yönetmeye devam etmek Türkiye halklarına yalnızca acı, zarar ve kayıp getirmiştir. Baskı ve inkâr hiçbir zaman çözüm olmamıştır, olamaz da. Bugün ise silahların sustuğu, çatışmaların kalıcı bir şekilde sona erdiği, güvenlikçi politikaların yerini hukukun ve siyasetin aldığı tarihi bir eşikteyiz. Bu, kök yasanın başlangıç yasası olacaktır. Bu kökten, demokrasi ve barış yolunda dallanıp budaklanacak yeni demokratikleşme adımları doğacaktır” dedi.
‘Demokratik siyasete geçişi düzenleyen hukuki çerçeve’
Kök yasanın, teknik düzenlemelerden çok daha fazlası olduğuna değinen Dilan Kunt Ayan, yasanın siyasetle ve hukukla Kürt sorunun çözülmesini hedefleyen bir irade beyanıdır olduğunu belirtti. Dilan Kunt Ayan, “Arkasında milyonların barışa, eşitliğe, özgürlüğe ve demokrasiye duyduğu derin özlem, umut ve güven vardır. Tam da bu yüzden bütün katılımcıların, bütün tarafların ve toplumun tüm kesimlerinin karşılıklı hassasiyeti, saygı ve diyaloğu anlamlı ve kıymetlidir. Uzun erimli bir yolun başlangıcındayız. Bu yolu hep birlikte başarıya ulaştırma sorumluluğumuzu unutmadan, atılan bu ilk adımın tüm halklarımız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Bu kanun teklifi yalnızca teknik düzenlemelerden ibaret değildir. Teklif, çatışma döneminden demokratik siyaset zeminine geçişi düzenleyen bir geçiş hukuku çerçevesidir. Aynı zamanda barış ve demokratik toplum hedefi istikametimiz olan herkes için barış hukuku yöneliminin ifadesidir” diye belirtti.
‘Kadın iradesi tam katılımıyla mümkün kılınacaktır’
Dilan Kunt Ayan sözlerini şöyle sürdürdü; “Kanun kapsamında oluşturulacak uygulama ve koordinasyon mekanizmalarının demokratik meşruiyetinin ve toplumsal kapsayıcılığının güvence altına alınması, ancak kadın iradesinin de bu sürece eşit ve tam katılımıyla mümkün kılınacaktır. Kadınlar, çatışma süreçlerinden en fazla etkilenen kesimlerden biri olmanın ötesinde, barışın kurulması ve toplumsal uzlaşının inşasında asli öznedir. Kadınların karar alma mekanizmalarına etkin katılımı yalnızca bir eşit temsiliyet meselesi değildir. Süreçlerin kalıcılığının, toplumsallaşmasının ve başarıya ulaşmasının temel koşullarından biridir. Bu noktaya gelinmesinde kadınların mücadelesi, emeği ve kararlılığı nasıl etkili olmuşsa, bundan sonrası için de barışın inşasında kadınların kurucu özneliği bizim için vazgeçilmezdir.
Kadın temsiliyeti önerisi
7. maddenin 1. fıkrasının sonuna ‘Alt komisyonların oluşturulmasında kadın temsiliyeti gözetilir’ cümlesinin eklenmesini, ayrıca toplumsal bütünleşmenin sağlanması, demokratik entegrasyon geçiş sürecinin ilerlemesi ve bundan sonra hazırlanacak yasal düzenlemelerin kadınların ihtiyaç, deneyim ve talepleri doğrultusunda şekillenebilmesi amacıyla kadın özgün alt komisyonunun kurulmasını önemsiyoruz. Yasanın uygulanmaya başlamasından itibaren ortaya çıkabilecek risk ve sorunları daha bu aşamada çözmeye çalışmak bu komisyonun asli sorumluluğudur. Bu bağlamda 4. maddeyi ele aldığımızda, madde gerekçesinde açık olarak düzenlenmiş bir hususun madde lafzında yer almaması yasa uygulayıcıları açısından muğlaklık yaratma riski taşımaktadır.
‘Kanunun amacına aykırı bir durum meydana gelebilir’
İlk derece mahkemesince beraat kararı verilen ve istinaf incelemesinde bulunan bir dosyada gerekçeye göre bölge adliye mahkemesinin beraat kararını esastan inceleyerek onaması gerekirken, mevcut madde metni lafzi yorumlandığında ‘bozma kararı verir’ hükmü nedeniyle beraat kararının teknik bir bozma ile kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi ve burada erteleme kararı verilmesi durumunda kanunun amacına aykırı bir durum meydana gelebilir. Bu nedenle maddenin güçlendirilmesi gerekiyor.
Kamuoyunda spekülasyonlara mahal vermemesi adına aşağıdaki değişikliklerden birinin yapılması, kanunilik ilkesi ve uygulama birliğinin sağlanması bakımından gereklidir. Teklifin 4. maddesinin 2. Fıkrasının, ‘3. madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında sadece erteleme için bozma kararı verilir. Bozma üzerine sanık lehine olan hukuki duruma göre ilk derece mahkemesince karar verilir’ şeklinde değiştirilmesi veya teklife 4. fıkra olarak ‘devam eden soruşturma ve kovuşturmalarda erteleme kararı kapsam değerlendirmesi sanık lehine sonuç doğuran hukuki nitelendirme esas alınarak yapılır. İddianame sevk vasfı, yerel mahkeme karar vasfı ile istinaf kararındaki sevk vasfından sanık lehine olan hukuki durum uygulanır’ şeklinde ekleme yapılmasını öneriyoruz.
‘Eksiklikleri gidermek hepimizin sorumluluğu’
Barış, eşitlik ve demokratik toplum yolunda atılan her adım halkların ortak iradesiyle anlam kazanır. Bu iradeyi güçlendirmek, eksiklikleri gidermek ve hukuku adaletle buluşturmak hepimizin sorumluluğudur.”







