TJA’dan Arzoxlî’deki direnişe destek: Toprağımızı savunuyoruz
- 16:24 8 Kasım 2026
- Ekoloji
AMED- Zenkar-1 Güneş Enerji Santrali projesine karşı Arzoxlî’de sürdürülen nöbet eylemini ziyaret eden TJA, mahallelilerle birlikte proje alanına yürüdü. Kadınlar, mera alanlarının, tarihsel dokunun ve yaşam alanlarının korunması için direnişin proje iptal edilene kadar süreceğini vurguladı.
Tevgera Jınen Azad (TJA) 25v Kasım startını verdikten hemen sonra Amed’in Sûr ilçesine bağlı Arzoxlî Mahallesi’nde kurulmak istenen Zenkar-1Güneş Enerji Santrali projesine karşı nöbet eylemini günlerdir sürdüren halkı ziyaret ederek, halkın projeye karşı gösterdiği direnişe destek verdi. Birçok kadın mahalleye gelerek, projenin yapılacağı alana kadar yürüyüş gerçekleştirdi.
‘Kadınların öncülüğünde 20 gündür toprak savunması’
Burada ilk konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed milletvekili Ceylan Akça Cupallo, projenin halkın rızası alınmadan ve hukuka aykırı biçimde yürütüldüğünü belirterek, “Bir kez daha arkamızda umut, ayağımızın altında çamur, toprağımızı savunmak için Arzoxli’deyiz, Kervanpınar’dayız, Sûr’dayız. 20 gündür, inandığımız ve takip ettiğimiz; demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmamızın üç temel ayağının yaşam bulduğu bir eylem burada devam ediyor. Kadınların öncülüğünde sürdürülen bu eylem, özel bir şirketin mera alanına kurmak istediği güneş enerjisi panellerine karşı köylülerin yürüttüğü mücadele kapsamında devam ediyor. İlk günden bu yana burada yürütülen projenin hukuka aykırı olduğunu ve halkın rızasının alınmadığını dile getiriyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Toprağa ve yaşama karşı savaş yürütülüyor’
Ceylan Akça Cupallo, Arzoxli’de mera alanına kurulmak istenen güneş enerjisi panellerine karşı süren direnişe dikkat çekerek, “Köylüler her gün çamurlu yolları aşarak eylem alanına geliyor ve burada güneş panellerini istemediklerini açıkça ifade ediyor. ‘Biz burada hayvanlarımızı otlatıyoruz. Tarihi bir alanımız, antik bir kentimiz var. Hem köklerimizi hem toprağımızı hem de yaşam biçimimizi korumak istiyoruz’ diyorlar. Son üç yıldır bu topraklarda silahlı bir çatışma yaşanmıyor olsa da doğaya ve yaşam alanlarına yönelik büyük bir savaş yürütülüyor. Üstelik bu süreç her geçen gün hızlandırılıyor. Neredeyse her alanda maden projeleri ya da halkın rızası alınmadan hayata geçirilmek istenen güneş enerjisi projeleriyle karşı karşıyayız. Toprağı, doğayı ve yaşam alanlarını hedef alan bu projeler, halkın iradesini ve yaşamını da doğrudan etkiliyor” dedi.
‘Doğamızı savunmamız askerler tarafından engelleniyor’
Ardından konuşan TJA aktivisti Çağlar Demirel, geçmişte savaşın sona ermesi ve can kayıplarının yaşanmaması için bedenlerini siper eden kadınların bugün de doğa ve yaşam alanlarını savunduğunu dile getirerek, “Geçmişte savaş süreçlerinde kadınlar, ne gerillaların ne de askerlerin yaşamını yitirmemesi için bedenlerini siper etti. Bugün ise Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde artık asker, tank ve çatışma görmek istemiyoruz. Ancak ne yazık ki bugün dağlarda ve köylerde askerler önümüzü keserek doğamızı savunmamızı engelliyor. Köyümüzde toprağımıza ve suyumuza yönelik saldırılara karşı mücadele alanımızı genişlettik. Bugün bu mücadeleyi hep birlikte yürütüyoruz. Bütün kadınları, çocukları ve halkımızı saygı ve sevgiyle selamlıyor; yürüttükleri direnişin bizim de direnişimiz olduğunu bir kez daha haykırıyoruz. Her zaman burada, yanınızda ve sizinle birlikte olacağız” şeklinde konuştu.
‘Kadınlar direnişiyle her zaman başarı elde etti’
Daha sonra konuşan DEM Parti Amed il eşbaşkanı Fatime İzol Levent, kadınların mahallede günlerdir verdiği direnişine dikkat çekerek, “Biz yıllardır kadınların mücadelesi üzerine yönelik baskıları biliyor ve görüyoruz ama tarih de biliyor ki kadınlar kendi sesiyle ve rengiyle nerede var olmuşlarsa orada başarı elde edilmiştir. Zenkar 2’yi direnişimizle kazandık sıra 1’de. Proje iptal edilene kadar mücadelemiz burada devam edecek” dedi.
Günlerdir alanda nöbet tutarak direniş gösteren kadınlar, projenin iptaline kadar direnişlerini sürdüreceklerini söyledi.
Yürüyüş “Direne direne kazanacağız” sloganı ile son buldu.







