Kürdistan renkleriyle oğlunu karşılayan anne...

  • 09:10 28 Ağustos 2026
  • Güncel
Neslihan Kardaş 
 
ŞIRNEX - Oğlu Salih Dadak’ın 1997 yılında yaşamını yitirdiğini yıllar sonra öğrenen Hediye Dadak, 20 yılı aşkın süren bekleyişin ardından oğlunun taziyesinde yerini aldı. “Şimdiye kadar çocuğumun nerede olduğunu bile bilmiyordum” diyen Hediye Dadak, “O sadece benim değil, hepimizin çocuğu” diyor. 
 
Günlerdir Kürdistan’ın dört bir yanında, farklı yerlerde ve tarihlerde özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için taziyeler kuruluyor. Her taziyede yas direnişe, her gözyaşı ise mücadeleye ve direnişe dönüşüyor. Özgürlük mücadelesine katılan çocuklar ile köylerde, mahallelerde ve kentlerde yaşamlarını direnişle ören aileler… Dünyanın her yerinde ailelerden çocuklarına miraslar kalır; bu durum Kürdistan’da biraz farklı. Çocuklar anne ve babalarına, ailelerine direniş mirası bırakıyor… Aileler, çocuklarının direniş miraslarını devralıyor ve mücadele dolu bir yaşam örüyor.
 
Kurulan her bir taziyede, masaya bırakılan her bir fotoğrafta bambaşka bir hikâye, bambaşka bir direniş öyküsü saklı. Cizîr’de kurulan taziyeye elinde bastonuyla katılan seksenli yaşlarında bir anne: Hediye Dadak. Baştan aşağı kırmızı, sarı ve yeşil kuşanmış. Güçlükle hareket ediyor fakat taziyede, oğlunun fotoğrafının olduğu yerde yerini alıyor. Pek gözyaşı dökmüyor ama gözlerinden belli ki çokça ağlamış. Yılların hasretini gideriyor gibi o masada. Hediye Dadak’ın hikâyesini merak ediyor, çocuklarından biriyle sohbet ediyoruz.
 
Hediye Dadak’ın hikayesi 
 
Oğlu Selim Kiçî (Salih Dadak), hayatta kalsaydı şu an 50 yaşında olacaktı. Salih Dadak, henüz 21 yaşındayken, 1997 yılında Heftanîn’de özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirir. Salih Dadak, hep 21 yaşında, hep gencecik ve annesinin bir şey söylemeye kıyamadığı oğlu olarak kalır. 2000’li yılların başında aileye Salih Dadak'ın yaşamını yitirdiği haberi gelir. Fakat gerek annenin sağlık sorunları, gerek o dönemin koşulları, gerekse annenin Salih’e olan düşkünlüğünden dolayı çocukları, durumu annelerine söyleyemez. Yıllar geçiyor, Hediye Dadak oğlundan haber bekleyip duruyor. Takvimler 2026’yı gösterdiğinde Cizîr’de özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren 37 kişinin kimliği açıklanıyor. Bunun üzerine Hediye Dadak’ın çocukları da annelerine, kardeşlerinin yaşamını yitirdiğinin açıklandığını söylüyor.
 
Salih Dadak’ın fotoğrafı da diğer 37 yoldaşının fotoğrafının arasına bırakılıyor. Hediye Dadak, sabahın erken saatlerinde kuşandığı direniş renkleriyle taziye alanında yerini alıyor. Hediye Dadak, yaşamını yitirdiğini yeni öğrendiği oğlu Salih Dadak’ı kısaca anlatıyor.
 
‘Hepimizin şehidi’
 
Oğlunun 1990’lı yıllarda PKK’ye katıldığını söyleyen Hediye Dadak, “Oğlum PKK’ye katıldığı ilk yıllarda birkaç kez ondan haber aldık ama ilk birkaç yıldan sonra hiç haber alamadık. Benim oğlum şehit düştü ama sadece benim şehidim değil, hepimizin şehidi” diyor. 
 
‘Önderimizin de serbest bırakılmasını istiyoruz’
 
“Bu şehitler hepimizin” diyen Hediye Dadak birlik vurgusu yaparak, “Artık kan dökülsün istemiyoruz. Hepimiz el ele verelim ve birlik olalım. Bu süreçle birlikte önderimizin de serbest bırakılmasını istiyoruz. Bütün siyasi tutsaklar serbest bırakılsın. Acımızı da sevincimizi de beraber yaşayalım istiyoruz. Artık katliam istemiyoruz. Benim oğlum sadece benim şehidim değil, o hepimizin çocuğu, hepimizin şehidi” diye belirtiyor. 
 
‘Başımız dik’
 
Kurulan taziyeye dair konuşan Hediye Dadak, “Kurulan bu taziyeden dolayı bizim de başımız dik. Böyle bir arada olmaktan mutlu olduk. Bizim çocuklarımızın isimleri buraya yazıldı. Fotoğraflarını gördük onların. Şimdiye kadar çocuğumun nerede olduğunu bile bilmiyordum” ifadelerini kullanıyor.